Evet biraz geciktim. Bunun için üzgünüm ancak isteyerek olmadı emin olun… Açıkçası bence Hollow Knight lorunun en afilli ve de en çetrefilli yerindeyiz. Pale King’in varışı sonrası dönemdeyiz.

Bundan önceki dönemleri işleyen, serinin daha önceki yazılarını okumadıysanız. Buyrun;
1. Bölüm
2. Bölüm

Pale King bir gizem. Neden mi ?

Öncelikle Wyrm denen varlıklar başlı başına bir gizemler. Daha önceki yazımızda anlattığımız gibi, Wyrm yaratıklarının bir yaşam amacı ve güdüler var gibi. Böcekleri etkileri altına alarak onları yönetmek. Ta ki krallıklar çöküp yenileri gelene dek.

Yani Wyrm olması ayrı bir özel birde sanki diğer Wyrm olanlar arasında bile özel gibi. Kingdom’s Edge yani Krallığın Ucu denen bölgede iki Wyrm cesedi var ancak birinin bedeni oradaki iklimi değiştirebilecek kadar büyük ve beyaz. Ve bu da Pale King’in ki elbette.

Peki Wyrm türü hakkında başka ne biliyoruz ? Aslında hiç bir şey.

Bir de şunu kafanızdan sileyim. Bazı Teoriciler, Land of Storms yani Fırtınalar Diyarındaki “Yağmur Tanrısı” ve “Gökgürültüsü Tanrısı” olarak adlandırılan yaratıkların Wyrm olduğunu söylüyorlar. Değiller ! Neden ?

  1. Hem Bardoon’un tarifi hem de gördüklerimizden yola çıkarak o Yüksek Mevcudiyetlerin çok küçük oldukları ortada.
  2. Yine Bardoon’un tarifini hatırlayalım. Bardoon benim çok fazla uzulum var demişti. Bardoon minik bacakları ve ufak kuyruğu olan bir yaratık olarak bile “Wyrm’e kıyasla çok uzulum var.” diyorsa zaten bu yaratıklar Wyrm olamaz çünkü bir sürü bacakları, kolları, antenleri vs var.
  3. Yüzlerinde maske gibi, surat gibi bir kısım var. Resmi alıp kontrastı artırıp, parlaklığı da artırırsanız farkedersiniz. Bu Vörmler için geçerli değil.

Aslında böyle yapınca ortaya çıkan varlığın, Godseeker‘ı kanalizasyonda, tabuttan çıkardıktan sonra bulduğumuz haldeki halinin neredeyse tıpatıp aynısı sadece daha da büyümüşü. Zaten Godseeker’ın zihnine girince Godseeker orada küçülüyordu. Demek ki bunlari Yüksek Mevcudiyet arayışına kaptırınca kendilerini, o auradan, o enerjiden sanırım beslenerek, şişiyorlar ve kendi alemleri için “tanrıcıklar” halini alıyorlar ancak aslında Higher Being yani Yüksek Mevcudiyet / Aşkın Varlık değiller.

Nitekim onlar WYRM falan DEĞİL !.

Bunu arkamızda bıraktığımıza sevindim. Devam edelim.

Pale King eski düzene yeni düzen getiren ancak kendi düzeninin de çok uzun ömürlü olmadığı aslında tekrar sadeliğine ve kökenlerine dönen bu diyarın tarihinde sıradışı bir geçiş döneminin mimarı.

Pale King çok enteresan bir karakter çünkü inanılmaz gizemli ancak buna tezat bir biçimde de etkisi diyarın üzerinde inanılmaz hissediyor. Resmen bir hayaleti kovaladığınızı, bir şeyin gölgesinde ilerlediğinizi hissediyorsunuz. Pale King neden bu diyarlara geldi, neden bedeni ölüyordu ve neden başkalaşım yaşadı ? Bunlar gizem elbette ancak bu gizemlerin cevabını bilmek hikayeyi çok değiştirecek cinsten değil. Ayrıca sanılan kanının aksine ben Pale King’in bir savaş sonrası bu diyara düştüğü ve burada ölmeye karar verip akabinde başkalaştığını düşünmüyorum. Çünkü bir önceki yazıda bahsettiğim koca kurtçuk Bardoon’un dediği gibi “… buraya ölmek için gelmişti.Ancak bir yüce varlık için ölmek ola ki?” . Nitekim, Pale King bence wyrm yani kurtçuk, solucan formundaki döngüsünü tamamlamıştı ve onunda bir şeyleri yönetme ve hükmetme zamanı gelmişti. Diyar olarak da burayı seçti. Ve bu diyarda gözü olma ihtimali olan başka Wyrm’ler de biliyoruz. Kolezyum’a ev sahipliği yapan boz wyrm cesedinin olası sahibi Lord Fool ve de 5 Şövalye üyesi Ogrim‘in bahsettiği “Kara Wyrm Savaşı” adlı savaşa adını veren olası düşman kara wyrm (ya da lord fool aynı zamanda black wyrm bilemiyoruz). Nitekim, Pale King bölge üzerinde hakkını iddia etmişti. Dönüşümüyle de bir krala dönüştü. Peki neden biy Wyrm’ün kral olma ya da yönetme güdüsü olsun ? Buna geçen bölümde biraz değinmiştik. Mr. Mushroom, Wyrm üyeleri için şunları söylemişti; “…Wyrmler, Böcekleri Hakimiyetlerine Çekip Esaret Altına Alırlar ta ki Çağlar Geçene ve Krallıklar Düşene Kadar, Örtüler ve Kabuklar Kuma Karışabilirler, Fakat Mister Mushroom Yeniden Düzenler…”

Nitekim bu bir bakıma türün ortak güdüsü ve Pale King neden bu krallığa geldi ve başkalaşıp başıan geçti kısmını bu bilgiler açıklıyor. Neden o diyar, neden başkası değil, öncesinde Pale Wyrm ne yapardı ne ederdi elbette bir gizem ancak çok da bir anlam ifade edecek cevaplara sahip değiller.

Ancak öte yandan Pale King’in kayboluşu… İşte olay budur adamım. Pale King’in White Palace ile beraber nasıl kaybolduğu ? Beyaz Kraliçe ile ne zaman ayrıldığı ? 5 Şövalyesini ne zaman dağıttığı ? Hollow Knight planının fos çıkması üzerine ne düşündüğü, ne yaptığı ? İşte tüm bu sorular cidden lor(lore) adına çok önemli. Veee, hiç birinin bir yanıtı yok. Spekülasyonlar var ancak “yanıt” yok !

Yanıta yakın tek şey 5 Yüce Şövalye‘den biri olan esas ismi Ze’mer olan ancak bizim “Grey Mourner” yani “Gri (soluk) Yas Tutan” olarak tanıdığımız isimin Pale King’in kayboluşuna dair verdiği ipucu. Ze’mer’in yanına “Kral Arması” ile gittiğimizde, olan bitene dair hüsranını aktarırken cümle arasında şöyle bir şey diyor; “…Le’mer o ağır yükten kurtuldu. Başka bir tanesine denk gelmeyi ummuyordu. O arma ve onun yüceliğine hizmet etti. O armanın getirdiği ıstırabı iyi bilir. O çokça adı olan Kralın, krallığından kaçmasına ya da ak şövalyelerin yas tutmasına yetecek kadar.”

Ze’mer belkide en mistik ve de en özel şövalye. Buda onun bilgisini ekstra özel kılıyor. Ayrıca güvenilir de. Neden mi ?

  1. Hem Ogrim‘in dışkı heykelleri hemde onun rüyasındaki beyaz kostümlü hallerinde Ze’mer hep ekibin en başındaki isimdi.
  2. Ze’mer, Hallownest vatandaşı değil, buraya “huzurlu diyarlardan” (serene lands) geldiği söylenildi. Yanındaki mucizevi etkileri olan kırılgan çiçek de yine aynı diyardan gelmedir. Yani Hallownest dışı diyarları da bilen birisi.
  3. İlk 2 madde sebebiyle kendisini teorime göre muhtemelen Soluk Kral‘ın ilk şövalyesi olabilir.
  4. Ze’mer, Ogrim ile beraber hala yaşayan ve hala hallownest içerisinde ikamet eden tek kral muhafızı. Nitekim olan biten pek çok şeye tanık olmuştur.
  5. Çiçeği sevdiceğinin mezarına koyup geri döndüğünüzde Ze’mer kaybolur bu da onun büyü gibi güçleri olduğunu gösteriyor.
  6. “Kralın kaçmasına ve şövalyelerin yas tutmasına yetecek kazar ıstırap” derken “yas” kısmında da doğru bilgi verdiğini görüyoruz çünkü Ogrim, Isma’nın yasını tutuyordu. Nitekim o cümledeki diğer söylemin de bir o kadar doğru olma ihtimali oluyor.

Tüm bunları birleştirince Ze’mer “Kral kaçtı !” diyorsa ben bunu bu şekilde kabul ederim.Zira oyunun manuals kitapçıklarında da Kral için “tebasını terkedip gitti” ibaresi geçmektedir. Ancak kabul etmek ile bitmiyor maalesef çünkü; NEDEN ?

Açıkçası bu sorunun net bir cevabı yok hatta daha da açıkçası bu yazının bu denli gecikmesinin başlıca sebepleri hayatımdaki garip değişiklikler ve enerjimdeki dalgalanmalar olsa da bir diğer sebep. Pale King hakkında yazı yazılacak bir konsept değil, podcast sohbeti yapılacak biri. Yani teori uydurmalık, rivayetler türetmelik bir durum bu. Biri bir şey diyecek sen bir şey ekleyeceksin ve devamı gelecek ancak makale olarak beni en çok zorlayan bölüm bu bölüm çünkü Pale King ve yaptıkları bir yerden sonra anlamsız gelir oluyor.

O yüzden daha derinlere inmeden hemen bir “checkpoint” yapalım kendimize. İlk bölümde bu oldukça mistik lor (lore) hakkında yazarken elimizdeki bilgileri, iddiaları şu şekilde ayıracağımı belirtmiştim;

  • Bilinenler
  • Tahmin Edilebilenler
  • Spekülasyonlar

Şimdi bu şekilde Pale King için bir profil oluşturalım.

Pale King’e Dair Net Bildiklerimiz:

  • Pale King bir “Higher Being” yani yüce varlık.
  • Pale King, Bir Wyrm olarak, Krallığın Ucu (Kingdom’s Edge) denen bölgede öldü, kabuk değiştirdi ve daha başka bir varlık olarak başkalaştı.
  • Pale King (Soluk Kral) öncesinde Hallownes denen bölgede hatta dışında da krallıklar vardı.
  • Pale King’in eşi White Lady ile beraber White Palace (Beyaz Saray) adlı sarayda yaşadılar ve krallığı yönettiler.
  • Pale King birden fazla böcek ırkına us vermiş onların ayrı bilinç sahibi olmalarını sağlamıştır. Bunun sonucunda da bu türlerin kendilerini ona adamasını istemiştir ve bu adanmışlığın ödülünü de sonsuza kadar süreceğini iddia ettiği bu krallık olduğunu belirtmiştir.
  • Pale King’de eski rakibi gibi pek çok gez “aklık” , “parlaklık” , “ışık” , “gözalıcılık” gibi özelliklerle tarif edilmiştir.
  • Pale King, nadiren saray dışında görünmüş ve halka karışmıştır bu da bir süre sonra sadık vatandaşlarınca putlaştırılması ve ilahlaştırılması ile sonuçlanmıştır.
  • Hatta bu ilahlaştırma o kadar ileri gitmiştir ki Hallownest böceklerinin bir kesimi bu dünyayı ve içindeki her şeyi onun yaratığını ve onun imajının bir eseri olduğuna kendilerini inandırmışlardır.
  • Pek çok yüce varlık farklı güçlerle donatılmıştır. Pale King için ise bu “öngörü” becerisidir yani rivayete göre geleceğe dair öngörüler sezinleyebilmektedir. Üstelik Husk türü böceklere nasıl us verdiği ya da verdiğinin gerçekten us olup olmadığı da biraz şaibelidir.
  • Pale King’in bu geleceği ön görme yetisi Mantar ırkının onu takip etmesindeki ana etmen olmuştur. Gerçi mantarlar sonrasında bundan pişman olmuşlardır.
  • Pale King’in eski düşmanı Radience‘ın kavmi, Güve Irkı bile Pale King’in ışığını, kadim aydınlık Radience’a tercih etmişlerdir.
  • Pale King, Radience’ın dönüşünü ve zihinlerde artan gücünü engellemek adına pek çok yol denemiştir. Ruh Gücü araştırmalarından, Void oradan da, güve ırkının yok edilişine kadar. Ancak son bulduğu metod ise “kaplar” ya da “araçlar” diye çevirebileceğimiz “vessel” metodu idi. Void ve Ruh Gücünden işlenilme. Pale King ile White Lady’nin kanını (ya da bir şekilde kalıtımını) taşıyan zihin, duygu ve de irade barındırmayan ideal mühürleme kaplarını yaratma planı idi. Bunların en başarılısı ve de Kral ile Kraliçe’nin en çok bağlandıkları ise oyuna da adını veren Boşluk Şövalyesi yani Hollow Knight idi. Çünkü işlevi gereği “boş” olması gerekiyordu.
  • Ancak tüm planlar tek tek suya düştü. Hollow Knight’ın etkisi zayıfladı, krallık eski günlerini aratır hale geldi. Radience güçlendi. Kral ortalıktan kayboldu ve hikayemiz başladı.

İşte bunlar net olarak bildiklerimiz ancak bu net bildiklerimiz bile aslında içlerinde onlarca gizem ve sorgulanası açık kapı barındırıyor. O zaman hadi bir sonraki bilgiler yumağımıza;

Pale King Hakkında Tahmin Yürütebildiğimiz Ve de Türlü Spekülasyonlar

İşte tam burada Pale King, incelemesi çok zor bir hal alıyor. Çünkü tahmin edilebilme dediğimiz şey söz konusu Hallownest’in oluşumu, Pale King ve Radience mücadelesi deyince o kadar fazla köşelere çekilebiliyor ki bir sonu yok gibi gözüküyor.O yüzden yer yer “tahmin edilebilen bilgiler” ile “spekülasyonlar” kategorileri birbirlerine karışacaklar arkadaşlar. Bunun için şimdiden uyarıyorum. Hadi bakalım;

1- Pale King, onu putlaştıran, City of Tears, Ancient Basin ve de Forgotten Crossroads hakları haricinde (yani Husklar) hiç bir zaman “Tüm Hallownest’in Kralı” olarak gözümüze sokulmamıştır. Neden mi ?

  • Kingdom’s Edge bölgesinde hep vahşi türler yaşamakta ve kimse Pale King’i bilmemektedir (Bardoon hariç). Ayrıca yine aynı bölgedeki 2 özerk bölge olan Kolezyum ve Kovan kendi yönetim biçimlerine ve liderlerine sahiptir (King of Fools ve Ana Kraliçe Vespa) ve iki bölge de Pale King’in hükmünü kabul etmemiştir.
  • Fungal Waste bölgesindeki mantarların olası liderinin ölüsüne rüya kılıcı ile vurduğunuzda. Pale King’İ takip etmenin pişmanlığını öğrenebilirsiniz. Nitekim, Pale King’e en son katılan ırk mantarlar bile aslında tam olarak bir bağlılık sunmamışlardır ve Fungal Waste bölgesinde yani mantar bölgesinin içerisinde özerk bir savaşçı bölgesi olan ve de Deepnest‘in , Krallığa açılan kapısını savunan Mantis Kavmi’de hiç bir zaman kralın boyunduruğu altına girmemiş ve de Pale King’in öncesinden beri kendi uslarına sahip olmuşlardır gene bu sebepledir ki, Radiance’ın enfeskiyonundan da etkilenmemişlerdir.
  • Deepnest demişken, Pale King’in özel yardımcılarından Üç Uyurlardan biri olan (Dreamers’ı böyle çevirdim) Canavar lakaplı Herra‘ da Pale King’in buyruğunu kabul etmemiştir. Deepnest’de bağımsızdır .Herra’nın dreamer olarak Kral’ın isteğine uymasının 2 sebebi vardır. Biri anlaşmaları gereği, Pale King kanını taşıyan bir çocuk sahibi olması diğer ide krallığın güvenliğidir.
  • Batı ucuna doğru, Greenpath‘e gelirsek. Greenpath asla kral buyruğuna girmemiş. Sadece Krallığın vatandaşlarının daha batıya yolculuk etmek için bu bölgeden geçen bir patika yapmalarına izin verilmiştir. Zira bu sebeple Greenpath üzerinde, Pale King imzası olan mimari yapıları nadiren görüyoruz. Bu bölgenin tanrısı zaten Unn‘dır.
  • Grimm Troupe da Pale King’in buyruğunda değildi.

    Ve haritada bölge bölge, Krallığı ve Kralı saymayan pek çok şahısa ya da özerk bölgelere denk gelmek mümkün.

Nitekim, Pale King’in gücüne ve de sınırlarına dair aldığımız bilgileri bir düşünürsek hepsi, City of Tears bölgesinden gelmekte (Antikacı L’emm sağolsun) ya da bir kısmını Kral’ın inşa ettirdiğini bildiğimiz tabletlerden gelmekte. Nitekim bence oyunun içinde her bilgi net bilgi değil ve bu kasıtlı. Yani Kralın ve Krallığın görkeminin kalbi olan City of Tears ya da Ancient Basin gibi yerlerden edinilen bilgiler Kral’ı çok farklı anlatırken daha arkalarda, kırsal diyebileceğimiz yerlerde daha farklı şeyler duyuyoruz. Nitekim ikisinin de tepelerinde taç figürleri olsa da daha önce dediğimiz gibi ne Radiance’ın ne de Pale King’in Hallownest’in tamamını yöneten figürler olduğuna dair net bir kanıt yok. Keza aynı şekilde bu coğrafya üzerinde yaşamış tüm böceklerin, ırkların ve de toplulukların aldıkları kararların ve de iradelerinin genellikle ya Radiance ya da Pale King tarafından şekillendirildiğine dair de net bir kanıt yok. Çünkü Kovan ve Mantis Kavmi gibi iki yüce varlıktan da etkilenmeyenler var. Eğer Unn yaratıklarını terk etmese belki, Greenpath’de de enfeksiyon görmeyecektik. Çünkü anladığımız bir şey varsa, enfeksiyondan etkilenmemek için güçlü bir birliğe sahip olmalısınız. Misal Kovan, Vespa ölümü sonrası, enfeksiyona bulaşmaları gibi. Ya da Mantis Kavmini terk edip, Kraliçe Bahçeleri’ne sığınan Hain Efendisi’nin (Traitor Lord) kendi isteğiyle daha da güçlenmek için enfeksiyonu kabul etmesi gibi .Yani sadece o köyde yaşıyor diye ya da bir Mantis Efendisi diye otomatikman bağışık olunmuyor. Güçlü İrade, birlik duygusu ve güçlü bir özgürlük hissi gerekiyor. Zira daha önce başka bir varlığın tebası olan hemen herkes Radiance ve Pale King tarafından ele geçirilmişler. Ancak Mantis Kavmi gibi tek bir kişinin buyruğu altında olmak yerine bir birlik, bir meclis tarafından yönetilen bu kavim ne Radiance’ı tanıyor ne de Pale King’i. Aslında bence burada lor açısından güzel bir mesaj verilmiş. Peki Pale King’in us veremediği ve sürekli vahşi kalmış Deepnest varlıkları neden Radience’dan etkilenebildi ? Çünkü disiplinsizdiler. Mantis Kavmi savaşçı olabilir ama barbar değillerdi. Nitekim oyun burada enteresan nüanslar barındırıyor ve Pale King gerçekten her canlıya us verebiliyorsa ya da verdiği şey “us” ise neden Deepnest ya da Kovan‘da işe yaramadı ? Mantarlar desek birbirleri ile ta eskiden beri telepatik olarak iletişim kurabilen varlıklar.

Açıkçası ben Pale King gelmeden önce krallığın tüm böceklerin tek bir üst akılın altında (Radiance) kovan zihni ile yönetilen bir yer olduğuna inanmıyorum. Zira Pale King’in bile hükmünü kabul ettiremediği ya da ettirmek de çok zorlandığı yerlerde. Onca mühürün ardından Radience enfeksiyon bulaştırabiliyorsa bu Radiance’ın kovan zihninin, Pale King’in verdiği ustan daha güçlü olduğunu gösteriyor. Peki madem bu böyle, neden Radiance, zorla güveleri kendine bağlamadı ? Neden Pale King’e gitmelerine izin verdi ? İşte burada da 2. bölümde değindimiz yaşayan son güve Seer’in dedikleri aklımıza geliyor. Radiance başta kötü biri değildi. Hatta Seer, Radiance’a ihanet eden kendi halkını onursuz ilan ediyordu. Ve de bu lanetli krallığın bu ihanetten doğduğunu söylüyordu. Yani bu şu demek oluyor. Güveler gibi ellerine silah dahi almamış ancak özel güçlere sahip bu varlıkların, Pale King tarafına geçmesi Pale King’in hükmünü başlatan şey oluyor.

Buradan Güvelerin, diğer kavimler arasında bile özel bir yeri olduğu, geride hiç kalmayan güvelerin bir şekilde Pale King’in Radiance korkusu sebebiyle ortadan kaldırıldığı ya da güçlerinin kullanıldığını rivayet edebiliriz. Nitekim bu ihanet Kral’ın hayalindeki hükümdarlık için bir doping bir “boost” vazifesi görmüştür. Belki de o bahşedilen malum “us” sadece Güvelerin ortadan kaldırılmasıdır. Çünkü düşünecek olursak, krallıktaki zihinlere ve onların rüyalarına girebilen varlıklar; Unn, Radiance, Güveler (en azından Seer gibi Dream Nail sahipleri öyleydi), Dreamers, Çok yüzeysel de olsa Hornet (bir dreamer ve bir yüce varlığın çocuğu sonuçta), Godseeker, Nightmare Heart.

Nightmare Heart ve Godseeker bu coğrafyanın sabit ilahlarından değiller. Geriye kalan isimler arasında ise Dreamers krala tabi, Hornet krallığın çökmesine çok yakın zamanda doğan ve de tarafsız kalan bir varlık. Unn deseniz, Gizemli bir sebep yüzünden tebasını terkediyor ve de Godseeker’ın dediğine göre White Lady ile beraber bilerek güçlerini dindiren 2 varlıktan biri.


Nitekim, zihinlere ve de rüyalara hükmü geçebilen ve de Kralın yolundan çekilmeyen geriye sadece Radiance ve onun güve kavmi kalıyor. Peki onlara ne oluyor ? Radiance unutturuluyor ve mühürleniyor. Güvelere ise ne olduğu belirsiz. Neden ellerine hiç silah almamış güveler sonradan silahlanıyorlar ? Neden silah kuşanan ilk güve Markoth, krallığın ucunda bir void duvarının arkasında kendisi dahi ölümünü hatırlayamayacak şekilde ölü bulunuyor ? Neden Markoth için “Krallığın uçlarında çoktan unutulmuş bir gerçeği ortaya çıkartmak için silah kuşanan cesur” denildi ? Öldüğü Krallığın Ucundaki en büyük gerçek nedir ? Pale King’in Wyrm bedeni ? Yani krallık ve güveler Pale King’in bir Wyrm olduğunu bilmiyorlar mıydı ? Enfeksiyon yüzünden şaşırıp krala suikast kalkışması sebebiyle idam ettirilen Zero, neden güvelere bu kadar benziyor ? Güveleri yok etmek için gerekli bir sebep yaratmak için mi ? Yoksa neden kralı öldürmeye çalışan birine anıt gibi bir mezar yapılsın ? Bu günahı göze sokmak için mi ?


Güveler sonradan hatalarının farkına varıp, Pale King’e meydan mı okuyor ? Pale King bu kadar güçlü ise neden Beş Şövalye ‘ye ihtiyaç duyuyor. Ve neden Pale King’in emri altında türlü savaşlara giriyorlar ? Eğer Pale King herkese us verebiliyor ve de geleceği görebiliyorsa neden meydan savaşlarına ihtiyaç duyuyor.
Neden, Pale King beyaz sarayın içini otomatik testereler ve de voidden yapılma askerler ile dolduruyor ? Çünkü düşünemeyen asker ihanet edemez mi ? Pek çok diktatör gibi kendi güvenliğinden şizofrence endişe etmeye başlamasının sebebi belki de güvelerin temsil ettiği “direniş” mi ?

Nitekim türetilebilecek çok ama çok fazla şey var.

Peki başka ne gibi spekülasyonlar var ? Valla en büyüğü, Pale King’e ne oldu ? Neden kayboldu ? White Lady ile neden ayrıldılar. Queen’i korumak için onun yanında beş şövalyeden biri olan Dreya‘nın ölüsünü buluyoruz ancak Pale King’in yanında kimseyi görmüyoruz. Hatta sarayda kendi hükmündeki husklar ve de void’den olma askerler hariç kimse yok. Husklar, ihanet edemeyecek kadar beceriksiz, Void askerler ise ihanet edemeyecek kadar iradesiz. Nitekim tam bir izolasyon söz konusu. Şövalyelerin 2 yaşayan üyesi de şövalyeliği ve kralı bırakmışlar. Hegemol kayıp, Isma‘nın ise ölümü belirsiz. Neden Pale King bu kadar yalnızlaştı ? Paranoyası sebebiyle herkesi kendinden uzaklaştırdı mı ? Ancak geleceği görebildiği söylenen biri neden gelecek tehlikeyi öngörmek varken tonlarca önlem alsın ve herkesten uzaklaşsın ?

Peki neden oyunda Beyaz Saray‘a ikinci dönüşümüzde , Pale King’in cesedinin, kabuğunun düştüğü yerde cesedi göremiyoruz ? O zaman Bardoon’un söylediği şu sözleri hatırlayalım;

“…But what is death for that ancient being? More transformation methinks.”

Yani “…Ama o kadim varlık için ölüm nedir ki ? Bendüşünür ki daha fazla dönüşüm.”

Yani Pale King bir daha dönüşüm geçirmiş olabilir mi ? Bizim karakterimizin (The Knight) ve Quirrel‘ın oyun başında Hallownest’e dışarıdan gelme sebebimiz bununla bağlantılı olabilir mi ? Kral ile mi çıktık Abyss‘den ? Ya da kral mı bizi gönderdi ? Her şey olabilir. Ama bildiğimiz bir şey varsa o da karakterimiz The Knight’ın kral olmadığı bu teori defalarca çürütüldü tekrar üstünden geçmek yersiz.

Peki Kral ölmüş olabilir mi ? Kral’ın üstünden düşek “Kingsoul” tılsımının yarısını aldıktan sonra Kingsoul ile Tılsım yapıp satan Salubra‘nın yanına gidince bu tılsımın birinin son isteiğini kristalize olmuş hali olabileceğini ancak istisnalar olabileceğini de söyledi. Yani Pale King son enerjisini o tılsıma aktarmış da olabilir. Zira bu tılsım sayesinde hikayenin gerçek sonuna ulaşabiliyoruz. Bu da Pale King’in son isteği olan Radiance’ın durdurulması olabilir. Öte yandan Pale King ölümü aldatmış da olabilir. Zira bu tılsımın diğer yarsını aldığımız White Lady hala yaşıyor. Neden Pale King yaşayamasın ? Peki neden Pale King’in cesedinde bacakları yok ve pelerinin alt kısımları yırtık pırtık ? Tamamen ulaşılamaz kale de Leg Eater gelip bunun bacaklarını mı yedi ? Bu şaka bir yana nitekim bu da o bedenin bir kabuk olabileceğine bir diğer işaret.

Ancak bir şeyi hatırlamak gerek. Pale King kendisini ve de Hollow Knight’a dair anıları bir Void Askeri (Kingsmould)’un zihnine mühürlemiş. O Saraya biz rüya aleminde ulaşıyorduk nitekim onca önlem, testereler, silahlar rüya aleminde farklı işleyen ortamda kendisine zaman kazandırmak ve de rüya aleminde Radiance’dan korunmak için olabilir. Hatta bir fan teorisine göre, Pale King’i rüya aleminde, Radiance’ın kontrol ettiği Hollow Knight’ın kendisi öldürmüştür. Çünkü Hollow Knight, Abyss’den çıktığında söylediği “No cost too great” yani “Hiçbir bedel yeterince büyük değil” cümlesini ölü bedenine ( ya da kabuğuna) Dream Nail ile vurduğumuzda da görüyoruz. Bu bir paralellik içeriyor olabilir mi ?

Ya da bunların hiç biri olmadı da Deniz Feneri söndükten sonra serbest kalan Void, onunla en çok uğraşan varlık Pale King ile beraber tüm Beyaz Saray’ı yuttu mu ? Geriye kalan tek şey ise sarayı bekleyen gardiyanın anısındaki saray mı ? Zira Godseeker, Pale King için; “…bu dünyadan silindi.” demişti. İlginç bir seçim, “öldü” değil “yok oldu” değil, “kayboldu” değil ancak “silindi”. Başka kim silindi ?

Aynen tahmin ettiğiniz gibi bir diğer taçlı Yüce Varlık, Radience ! Yorum sizin… Void, Deniz Feneri, kapanınca, Void Gölünden yükselerek Ancient Basin’in tabanına geldi. Oradan Kral’ın kendisini ve sarayı içine mühürlediği bekçiyi ele geçirdi.

Böylece bu Kingsmould’un içindeki Void ile temasa geçip, Kingsmould etrafına kurulan bariyere takılmadan, içeri sızdı ve kralın odasına yakın olan Kingsmoudlarıda ele geçirdikten sonra yeterli seviyede Void’e sahip olunca KRalı öldürdü ? Kral odasında Void baloncukları ve de kara sis görmemizin sebebi ya da üstlerinden Void pası akan krala yakın ölü Kingsmould askerleri görmemizin sebebi de budur ? Zira Pale King pek çok tablette, Void’in düşmanı olarak yazılıyor. Kral’ın Void’i ehlileştirme yolu da ruh gücünden ve ruh gücüyle aydınlanan Denizfenerinden geçiyordu. Void, Fener Bekçisinin zihnini ele geçirip ışığı kapatınca, böylece Void serbest kaldı. İşte bu da bir başka spekülasyon…

Dediğimiz gibi söz konusu Radiance-Void-Pale King üçgeni olunca, her şey aynı anda hem mümkün hem de mümkünatsız oluverebiliyor.

Nitekim ilk bölümde bu üçüncü bölümün içeriği için şu şemayı belirlemiştim;

III- Pale King ve Benlik Çağı:

3- Pale King ve Hallownest Hükümdarlık Dönemi
2c-3a- Pale King’in Mücadelesi: Pale King ve 5 Şövalyenin, Radiance’ın iradesini hiçe sayarak yönetimi ele geçirişi.
3b- Pale King’in Devrimi: Pale King ve White Queen’in böcekleri kovan zihni tavrından çıkarıp tüm böceklere özgünlük ve özgürlük vermesi.
3c- Pale King’in Yükselişi ve Güvelerin bile ona sırt dönmesi ile Radiance’ın unutuluşu.

4- Hallownest’in Duraklama Devri
   4a- Radiance’ın Enfeksiyonunun ilk çıkışı: Radiance’ın rüyalar yoluyla zihinlere sokulması ve böcekleri tekrar kovan zihnine sokmak için baskı uygularken onları çıldırtmaya başlaması süreci.
4b- Pale King’in ilk çabaları: Pale King’in bu enfeksiyondan ve krallığının yok oluşundan kurtulmak için yaptığı ilk çalışma: Soul Master’ın Görevlendirilmesi.
4c- Abyss’in Keşfi ve Yaratılan Yüzlerce Deney Ürünü Dönemi

    5- Hallownest’in Tekrar Düze Çıkışı
         5a- Mükemmel vasıta olduğu düşünülen Hollow Knight’ın yaratılışı ve yükselişi
5b- Radiance’ın, Hollow Knight zihnine mühürlenmesi ve 3 Önemli Böceğin “Dreamer” olduğu zapt etme yöntemi ile Enfeksiyonun uzaklaştırılması.


III-3 olarak adlandırabileceğim kısmı 2. yazıda ve bu yazının şimdiye kadar olan kısmında bahsettik gelelim. III-4 kısmına;

Açıkçası buna da yer yer değindik;

Radiance, Hollow Knight’ın zihninden dışarı sızıyordu. Çünkü Hollow Knight zihinsiz, iradesiz ve de duygusuz değildi. Bİr diğer neden ise, Pale King, Radiance’ın kapasitesini çok küçümsemişti. Radiance’ın enfeksiyonuna rağmen çıldırmadan yaşamlarına devam edebilen kesimler oldu. City of Tears halkı, Arı Kovanı, Gladyatörler (Fools) gibi. Hatta bir noktaya kadar Kristal Zirvesinin altındaki maden işçileri bile işlerine devam edebildiler. Ancak pek çok başka kavim ve toplulukta kendi içinde saldıranlar, ihanet edenler. Öldürülenler oldular.

Misal Radience’ın enfeksiyonun en trajik olaylarından biri de ; No-Eyes adlı rüya savaşçısının hikayesini öğrenince ortaya çıkıyor. Greenpath bölgesindeki “Taş Sığınak” (Stone Sanctuary) denen yapının içinde bulunan kadın bir savaşçı. Sürekli rüyalarından içine akan bu enfeksiyondan ve de kör edici ışığı görmekten bunalmıştır ve de enfeksiyonun yaratığı çılgınlık ile de kendisini ve çevresindekileri (içlerinde çocukları da var) korumak adına tüm grup üyelerinin gözlerini sökmüştür, kendisininki de dahil ve orada ölmüşlerdir. Hatta kendisinin heykeli dikilmiştir oraya. Bu kadın savaşçının çaresiz direnişi bizi ürpertmiştir. Nitekim, bu gibi olaylar baş gösterince, Pale King ilk fikri ile çıkagelmiştir. ;

RUH GÜCÜ ARAŞTIRMALARI:

Pale King eski medeniyetlerin void yapısından oluşan heykellerinin içine ruh enerjisi (soul) saklanabildiğini farkeder. Ayrıca Soul Enerjisinin olduğu yerde Void’in vahşi tabiatını göstermeyeceğini de bir yerde çözmüştür. Bunun üzerine 2 büyük atılım yapar. 1.si keşfettiği Abyss bölgesinde Void’i yukarı, krallığa yükselmesini engellemek için Soul ile çalışan bir Deniz Feneri (Light House) kurdurtmak ve de Krallığın en önde gelen akademisyenlerinden, alimlerinden biri olan gerçek adını bilmediğimiz Soul Master’ı ruh gücü ile ilgili araştırmalar yapması için yetkilendirmesi ve de bu araştırmalar sırasında olabilecek zararalara göz yummaktır. Ne de olsa Pale King’in en bilinen sözü “No cost too great!” yani “Hiç bir bedel yeterince yüce değildir!”. Yani krallığını ve de konumunu kaybetmemek adına hiç bir bedel önemli değildir, her şey harcanabilir. Soul Master’da bu harcananlardan biri oldu. Nitekim bu noktada bir duralım ve Lore bilgisi süzme aracımızı kullanalım;

  • Bilinenler
  • Tahmin Edilebilenler
  • Spekülasyonlar

Bilinelere bakarsak; Hallownest krallığının baş kenti olan City of Tears‘da bir gurup alim/akademisyen ruh gücü üzerinde dururlar ve bir teori üretirler. Ve liderleri olan kişi (Soul Master) bu fikrini kral ile paylaşdığoında aşağılanır ve de kral tüm bu girişimi yasaklar. Ancak, İleride “Soul Sanctum Alimleri” olarak bilinecek ekip ve de baş hocaları kendi localarına çekilir ve araştırmalarına devam ederler. Üstelik Pale King’e nefret besleyerek. Bu araştırma süresince yüzlerce husk’ın yani vatandaşın içinden ruhlarının çekilip, Soul Sanctum Alimlerine aktarıldığı ve ruh güçleri ile çeşitli büyüler yapabilmeyi öğrendiler. Hatta ve hatta Soul Master bu güçler sayesinde tüm Hallownest‘i ölümsüz yapmak istedi ancak başarısız oldukça öfkesi de arttı ve öfkesi arttıkça enfeksiyona karşı daha da savunmasızlaştı. Soul enerjisinden geldiğini düşündüğü ancak aslında Radiance’dan gelen sesler onun deneyler sonucunda kendisini ölümsüz yapacağına ikna etmişti. Ancak böyle bir şey olmayacaktı. Aşırı yüklenilmiş Ruh Enerjisi ve de enfeksiyon Soul Master’ı daha da diplere sürüklüyordu. Sülük Şamanların aksine (Snail Shamans) bu ruh gücü ile uğraşmak bu basit canlıların altından kalkamayacağı bir şeye dönüştü. Öyle ki liderleri Soul Master, aşırı ruh enerjisi sebebiyle kafayı kırdı ve bu da onu ve onu takip eden müritleri Radiance‘ın enfeksiyonuna maruz bıraktı. Bu onu daha da derin karanlıklara sürüklemiş oldu.

Tahmin Edebildiklerimiz ve Spekülasyonlara gelince; Soul Master’ın başarısız olması haricinde ayrıca Soul Gücü ile O ve müritlerinin çok fazla güç kazanmış olması da Pale King’i rahatsız etmiş olabilir. Ayrıca, Soul – Void ya da Soul – Shaman ilişkilerini inceleyince sıradan akademisyenler için Ruh gücünü kontrol altına alabilecek ikinci bir madde ya da yetenek olmadan , Ruh gücü ile uğraşmak onlara fazla gelmiş olmalı. Ve büyük ihtimalle bu ruh gücü deneylerinin ardından (ya da eş zamanlı) Pale King’in eski medeniyetten kalan Ruh Totemlerini keşfetmesi ve de Abyss içindeki void’i keşfetmesi üzerine ruh gücünün nasıl bir rol oynaması gerektiğini daha iyi kavramıştır. Yani açıkçası yüzlerce kurban ve de Soul Sanctum alimleri , Pale King için kocaman bir deneme süreci bileşenleri olmuşlardı. Halbuki Pale King ilk başta Soul Master ile elele verselerdi belki de çözüme çok daha çabuk ulaşılacaktı ancak Pale King bir diktatördü ve başka birinin kurtarıcı olmasına katlanamazdı. Bunu nereden mi biliyoruz ? Soul Master’ı yendiğimizde bizimle konuşuyor ve “Kurtuluşun tek mimarı olmak istedi. Onun kıskançlığı…” dediği bir paraf geçiliyor. Nitekim Pale King gerçekten açık gönüllülükle krallığı kurtarmak istese belki de olası bir işbirliği ile çok daha iyi bir yola götürebilirdi krallığı ancak o hem kurtarmak istedi hem de kurtarıcının ta kendisi olmak. Ta ki o kurtarıcı kendi çocuklarından biri olana kadar …

Soul Master ile olan dövüşümüz sırasında kullandığı ruh enerjisi büyülerinin bile içinde enfeksiyon görebiliyorduk bu da şunu gösteriyor. Güçlü duygulara, çok az mental ve fiziki savunmaya sahipsen enfeksiyon ruhuna kadar seni ele geçirebiliyor. Ancak tamamıyla siyah olan belki de Void’den bir kıyafet giyen Şamanlar için böyle bir sorun olmuyordu. Dediğimiz gibi bir şeyler eksik idi…

III-4 kısmının son raddesine geldik (4c).

Pale King’in bedeni, Kingdom’s Edge‘e (Krallığın Ucu) düştü. Sonra orada dönüştü. Ufacık, solgun ancak bir o kadar da yüce bir varlığa dönüştü. Kingdom’s Edge’den, Ancient Basin’e ( Kadim Havza) varılabiliyor. Direkt olarak Kadim Havza’ya vardı ve Abyss’i hemen keşfetti ancak, o sıralarda çok bulaşmak istemedi mi ? Bu yüzden mi sarayı Ancient Basin’in aşağı taraflarına , Abyss’in üstüne kurdu ? Yoksa Sarayı buraya kurması sebebiyle mi , Abyss’i keşfedebildi ? Bunlar elbette belirsiz.

Zaten belirli olsa benim bu seriyi yazmama gerek kalmazdı. Ancak bildiğimiz bir şeyler var buraya dair…

Pale King, halkından, tebasından uzakta olmayı tercih etti. Baş kent yani kapital City of Tears (Gözyaşları Şehri) olsa da Kral oradan uzakta ikamet etti. Hatta sadece oradan değil, Hallownest’in toplam popülasyonunun en az olduğu yerlerden birine gitti. Ancient Basin’de tek bir NPC dahi yok. Hatta Pale King haricinde orada bir yerleşik düzen ya da medeniyet dahi yok. Bunun sebebi sadece, halkını uzaktan yöneten bir tanrı figürü olmak mıdır ? Yoksa saklayacağın çok şeyin olması da bunda bir etken midir ? Buraya döneceğiz. Bir diğer bildiğimiz şey ise, Kral’ın ilk başlarda bu kadar da tebasından soyut olmadığı. Çünkü hemen Kral olmuyor, 5 Şövalye ve kendisinden oluşan bir komutanlar birliği yapıyor. Yani şövalye kral Arthur ve onun yuvarlak masa şövalyelerini düşünün. Hatta Ogrim bazı önemli savaşlardan bahsetti. Hepsini hatırladığını söyledi. Champion’s Call (Şampiyon’un Çağrısı), Knotted Groove (Düğümlü Oluk), ve Battle of The Blackwyrm (Kara Wyrm Savaşı) . Diye de adlarından bahsediyor. Yani Pale King, Kral olmadan önce buralarda başka bir kral ya da beylikler olabilir. Zira yazının daha önceki bölümlerinde Radience’ın tüm Hallownest’i yönettiğine dair hiç bir sağlam kanıt olmadığını söylemiştik.

Bu Kara Wyrm Savaşı‘na dair, Kolezyum’un içine yapıldığı dah boz renki Wyrm’ün ve de Lord Fool ile alakası olduğu da söyleniyor. Ancak bunlar söylenti elbette. Hatta dikaktli oyuncular ya da HK Evreni, lorunu farklı kaynaklardan takip edenler farketmişlerdir. Abyss içerisinde Lifeblood bölgesinde gezerken arkada mavi gözlü, devasa kara bedenli bir yaratık silüeti görüyoruz. Kimileri, Kara Vyrm oraya düştü de diyor. Neyse konumuza dönelim.

Nitekim, Pale King hemencecik Kral olmuyor önce bazı fetihler yapıyor. Ancak diğer toplumların anlatılarında, Pale King bir ışık idi ve onu gören onun tarafına geçti, çünkü o herkese özgür irade ve us verdi. İşte hatta hakkında “Öngörü / Olacak olanı bilebilme” yeteneği olduğu bile söylendi.

Ancak şu ana kadar tüm bildiklerimizi düşününce ben bunların biraz sembolik olduğunu düşünüyorum. Mr. Mushroom, Wyrm ırkı hakkında bize ne dedi ?

“…Wyrmler, Böcekleri Hakimiyetlerine Çekip Esaret Altına Alırlar ta ki Çağlar Geçene ve Krallıklar Düşene Kadar…”

Bu yazının başlarında bundan bahsetmiştik ancak epey yol geldik ve aklımızdan çıkmış olabilir diye tekrar hatırlattım. Peki neden şimdi bu cümleye geri döndük. Çünkü bir nüans var; “Wyrm’ler böcekleri hakimiyetleri altına alır” demiyor. “Hakimiyetine çekip, esaret altına alır.” diyor. Nitekim Pale King’in herkese bu kadar büyüleyici gelmesi , kendisinden defalarca kat büyük heykellerinin yapılması. Ülkenin en güçlü 5 savaşçısının desteğini alabilmesi. Hipnotizemsi özel bir güç sebebiyle olabilir.

Zaten sadece Husk türü böcekler ve galleş güveler peşine takılıyor Pale King’in, diğerleri ise ya politik olarak Pale King’i kral olarak tanıyorlar ancak kendi işlerine bakıyorlar(Fungal Wastes ve Fog Canyon sakinleri gibi ya da onun krallığını tanımıyorlar (Mantisler, Deepnest Canavarları ve Arı Kovanı gibi).

Nitekim net olarak Kral ne zaman Kral oldu, nasıl oldu ve Abyss‘i ne zaman keşfetti, nasıl keşfetti bunlar belirsiz. Ancak bir şekilde buldu, ve bu rüyalar ile yayılan enfeksiyon vebasını kendi yöntemi ile durdurmak istedi.
Bir şekilde, Pale King, Abyss’i keşfetti bu yolla, Void‘i de keşfetti. Void’i, eski uygarlıkların nasıl kullandıkları, Void varlığına nasıl hayranlık duyduklarını da en azından yüzeysel dahi bile olsa bildiğini, araştırdığını düşünüyorum. Aksi takdir de Void’i bulsa bile kullnım şeklini düşünemez bu bağlamı kuramazdı gibi geliyor bana. Karısı, Kraliçe Ak Leydi ile düzinelerce çocuk yaptılar. Bu çocuklar Void ile kaplandı. Peki burada şunu soranlar olabilir Kral’ın Ak Saray’daki gizli atölyesinde, Kingsmould ve de Wingmould askerlerini yaptığını görebiliyoruz. Ve bir kalıp içine void dökerek yapıyor sadece. Ve Kingsmould’lar ölünce void eriyip/akıp gidiyor. Neden Vessel yaparken pür saf void koymadı da çocuk yapıp onlarla harmanladı. Bence bunun sebebi, Sadece void olan varlığın çok dayanıklı olmaması. Kingsmould’ın zırhı için “onun zayıf bedenini koruyan güçlü zırhı” gibi bir ibare kullanıyor. 1. sebep fiziksel dayanımın az olması. 2. sebep ise bence, Sadece Void’den yapınca barındırabileceği Ruh enerjisi yeterli olmuyordur. Aksi takdir de bir Vessel’dan beklenen duygusuz ve de güdüsüz olması şartı sadece Void’den yaparak elde etmek daha kolay. Ve bence bunun ilk denemesi, Collector olarak bildiğimiz kara varlık olabilir. Nitekim, sadece void olursan ruh gücü barındıramıyor ve de zayıf bir bedene sahip oluyorsun. Sadece ruh gücü üzerinde yoğunlaşırsan da o gücü zapt edecek bir kalıbın ve yöntemin olmadan kafayı sıyırabiliyorsun. Bunu yazının önceki bölümlerinde Soul Master hikayesinde konuştuk. Nitekim, Pale King bu iki deneyimden yola çıkarak, Vessel yaratma fikrine vardı. onlarca, düzinelerce, yüzlerce ve hatta ve hatta kim bilir, binlercesini yarattı. Bunların çok büyük bir çoğunluğu Abyss’in dışını bile göremedi. Görenler de daha ilk seviyelerde öldüler. Ancak bir tanesi, tüm kardeşlerini yendi, Abyss’i tırmandı ve de Pale King’in yanına varabildi. Onun adı, bu oyuna adını verecekti. O Hollow Knight idi.


Normalde, Hollow Knight’ın yaratılışı ve Dreamers ile beraber mühürlenişini bu bölümde işleyecektim ancak, bir sonraki yazının başında işlersem geçişin daha sarsıntısız ve de sağlam olacağına inandığım için. Bunu burada bitiriyoruz. Yazının başında da belirttiğim gibi çok ama çok beklettiğim tüm okurlarımdan canı gönülden özür diliyorum. Lütfen seriyi ve de siteyi takip etmeye devam.

Okuduğunuz için teşekkürler.


Kaynaklar: Hollow Knight Oyunu, Team Cherry ve Hollow Knight’a dair röportajlar ve dökümanlar, Hollow Knight Wikia, Hollow Knight Reddit başıkları, Çeşitli YouTube Kanalları(elbette mossbag başta), Steam ve Gamefaqs forum sayfaları

Derleyen, İnceleyen ve Hazırlayan: Utkan Aktaş


Tüm Hakları www.kahramanbaykus.com ve hazırlayan yazara aittir. Site ve yazar adı belirtilmeden ya da orijinal sayfanın linki verilmeden içeriği paylaşanlara hukuki yaptırım uygulanacaktır.

EVDE KALIN ! HOLLOW KNIGHT OYNAYIN !

7 YORUMLAR

  1. HXH, BERSERK, KRAL KATİLİ GÜNCESİ VE BU YAZI SERİLERİNİN sonunu görmeden muhtemelen ölürüm diye düşünüyordum ama bu serinin devam etmesi beni o kadaaar mutlu etti ki anlatamam :’)

    • Auhauhauuha 😀 Valla, laf çakılacaksa böyle çakılmalı. Tebrik ederim. Ne deseniz haklısınız. Ama dermansız bir derde tutulmadığınız ve de internet bağlantınız da olduğu sürece bunun sonunu görebileceksiniz o kadarını garanti edebilirim (tabi bana da bişi olmazsa, malum ortalık karışık) . Çok mutlu olmanız da beni mutlu etti. Teşekkürler.

  2. Açıkçası adaşım Oğuz sayesinde başladığınız bu makale serisini bir daha baştan okudum(bir kere daha fark ettim ki hikaye hakkında bu kadar şey olacağını asla düşünmezdim 3 kere bitirdiğim halde) hafızamı tazelemek için ve bunu yaparken bir yandan da arkada H.K. albümü açık şekilde Notion uygulaması ile not aldım yazıları, isimlerin çizimlerine baktım, biraz da kendim araştırdım. Godmaster ile lore iyice garip bir hal almış bunun açıklığa kavuşması ancak Silksong ile olacak gibi duruyor, Delicate Flowerın yeri onda önemli olacaktır ve daha çok bilgi öğreniriz muhtemlen gücünün nereden geldiği, ne işe yaradığı, ne olduğu gibi sorular çok çünkü. Bu kadar aslında karmaşık olan bir konuyu akıcı ve anlaşılır bir dil ile yazmana hayran oldum açıkçası. İnanılmaz keyifliydi makalelerini okumak umarım 4.(muhtemelen son yazı olacak bu seri için, bundan sonra yazmayı düşündüğün bir seri var mı acaba? Bu kadar kaliteli yazılar yazıp pek karşılık alamadığınızı görmek beni üzüyor ayrıca, bu sitede olan neredeyse tüm yazarlar için geçerli) makale çok geç gelmez, ilk yazıda görsellik tam yeterli gelmemişti bir de bu durumu çok güzel çözmüşsün ileride olan yazılar ile beraber. Kusura bakma çok uzun ve boş şeyler yazdım ama böylesine bir yazıya içimi dökmek istedim 😀 etrafımda kimse böyle yazılara okumaya yanaşmıyor ki onlara diyeyim bunları.
    Son olarak kafama takılan noktalar ya da benim kaçırdığım yerler Pale King, ölmek üzereyken evrimleşip Wyrm formuna geçebiliyor(Seer’in yaptığı konuşma ki çok güzel çevirmişsin bence, beni duygulandırdı, bunu çok oyun yapamazken bu kadar az konuşma olan bir oyunda bunun olmasına hayret ediyorum) bunu diğer Wyrmler yapabilir mi, Nightmare Heart denen şey bir canlı mı onu tam anlayamadım yoksa diğer aleme geçiş için bir kapı gibi bir şey mi, Hallownest dışarısı hakkında ne gibi bilgiler var, path of painde gördüğümüz sahne neydi tam olarak?

    Hiçbir şeyin siyah ya da beyaz olmadığı hayatımız umarım güzel ilerler, iyi günler 🙂

    • Güzel sözlerini ve de kendi fikirlerini de belirttiğin için teşekkür ederim. HK için 4 ve 5. bölümler gelecek sonrasında da spesifik olarak incelemek istediğim olaylar ve karakterlere eğileceğim. Böyle bir lore serisi başka ne için yaparım bilmiyorum. Bir DC Comics Kozmolojisi fikrim bar belki onun için olabilir ancak şu an aklımda bir şey yok.

      Nightmare Heart kendi zihin ve görevine sahip bir oluşum ne tam olarak bir canlı mı ? O tartışılır. Hallownest dışına bir sonraki sayıda birazcık değineceğim. Çünkü The Knight ve Quirrel’ın dışarıdan gelişini anlatacağız o sıra biraz değiniriz ancak o olay Silksong ile netleşir ancak. Path of Pain’deki ise Kral’In bağlama mührü ile (Seal of Binding) ile Kale’nin gizli bir odasına Hollow Knight’a dair bir anıyı mühürlemesi aslında. Biz mührü aşarak o anıya ulaşıyoruz.

      Godhome DLC’sini hiç sevmiyorum zaten. Gerçi ne Grimm Troupe ne de Godhome’un lore a katkısı yok aksine zararı bile olabilir. Onları çok ciddiye alamıyorum.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin