Merhabalar, bugün bir Fate ve enler listesiyle beraber sizlerleyiz. Fate evreni ile ilgili detaylı yerli bir kaynağın olmaması hemde benim bu seriyi çok sevmem üzerine Type-moon eserleri ile ilgili yazılar yazmaktan oldukça keyif ve haz almaktayım. Bugün de uzun bir yazı ile Fate serisindeki en güçlü 30 servant(hizmetkar), kahraman ruhlarını eldeki hikaye anlatım gösterimleriyle beraber detaylı bir şekilde sıralayacağım. Öncelikle şunu belirtmiş olayım Fate/Grand Order oyunun içindeki yıldız, seviye(level) sistemi gibi sadece oyun mekaniği olarak kalan özellikler dikkate alınmamıştır. Sadece kahramanların seriler içinde ve geçmiş hikayelerinde yaptıkları, diyaloglar, aksiyonlar, hypelar ve şahsi güçleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Shiki Ryougi, Arcueid Brunestud gibi hizmetkar olarak tam güçlerinde göremediğimiz karakterleri ve Charlemagne, Galahad ve Sun Wukong gibi tam göremediğimiz karakterleri şimdilik değerlendirme dışında bıraktım ileride belki daha iyi tanırsak listeye girebilirler. Yazıyı normalde tek veya üç bölüm halinde yazacaktım ancak karakterler pek tanınmadıkları için yaz geç yapmak içime sinmedi. Bu yüzden yazı uzun olacağı için okunabilirliği arttırmak amacıyla yazıyı 6-6-6-6-6 şeklinde beş farklı yazı üzerinden yazacağım. Hazırsanız bırakın Türkiyeyi tüm dünyadaki en detaylı ve özenle hazırlanmış sıralamaya başlayalım…


30-Edmond Dantes, The Count of Monte Cristo (Avenger)

”Benim adım Monte Cristo. Sevgiye yabancı, merhamet nedir bilmeyen, sadece kin ve garezin kara alevleriyle göz kamaştırıcı bir şekilde ruhu nefret ve intikam için kavrulan. Her şeyi yakıp kül haline getirinceye kadar öfkesi dinmeyecek olan İntikamcı.”

Avenger-

Alexandre Dumas‘ın romanıyla ünlü olan dünyanın en popüler intikam arayan kahramanı Edmond Dantes, popüler adıyla ise Monte Cristo Kontu tabi ki de Fate evreni içinde bir Avenger sınıfı hizmetkardır. Başlangıçta sıradan bir denizci olarak yaşayan Edmond vicdansız bir komplo ve yanlış bir suçlama nedeniyle yer yüzündeki cehennem olan Château d’If şatosuna hapsedildi. Bir sürü işkence ve acıya maruz kaldı onun gibi oraya hapsedilen herkes delirirken o çelik zihin yeteneği sayesinde umutsuzluğa hiç bir zaman kapılmayıp kaçma planlarını yaptı. Château d’If cehenneminden kurtulup Monte Cristo adasındaki hazinesini buldu ve dünyanın en zengin şahsı haline geldi. Mont Cristo ismiyle Paris’e dadandı ve onu kandırarak cehenneme sürgün hale getiren Fransa’nın önde gelenlerini teker teker indirerek intikamını aldı.

Ancak onun gerçek ismi Edmond Dantes, olmasına rağmen Marseilles’li bir denizci olan “Edmond Dantes” ten farklı bir kişi olduğunu düşünenlerde vardır.

İlk önce Fate/Grand Order’ın “Garden of Order” bölümünde, hizmetkarları Süleyman‘ın elinden kurtarmayı planlayan gölgeli bir figür olarak göründü.

  • Golden Rule: Tarih ve mitolojide, geniş servet ve hazineye sahip olan insanlar Golden Rule yeteneğine sahiptirler. Edmond da bulduğu hazine ile beraber dünyanın en zengin adamı olarak anılmasından ötürü bu yeteneğe en yüksek derece olan A seviyesinde sahiptir. Bu dünyadaki herhangi bir şeyi istediği gibi satın alabileceği anlamına gelir.
Count of Monte Cristo
  • Determination of Steel: Edmond’ın katıksız kudretteki iradesi acı duygusunu tamamen yadsımasını hissetmemesine ve en yüksek hızlarda yapılan seyahatlere vücuduna katlanabilme yetisi sağlar. Zihinsel müdahaleler karşı daha fazla direnç verirken, kendisinin içinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, sakinliğini korumasına izin verir. En yüksek hızlarda bile en mantıklı kararı rahatlıkla verebilecek insanüstü bir zihin ve bedene sahip olmuştur.
  • Wisdom of Predicament:  Edmond Dantes kaçılamaz olarak görülen hapishaneden kendi şansı ve Faria’nın öğretilerini kullanarak yaptığı inanılmaz kaçışıyla ünlenmiş bir kahraman ruhudur. Bu durum ona zor anlarda imkanlarını zorlayarak bir şeyler yaratabilme oluşturma yeteneğini kazandırmıştır. Dövüş sırasında olmadık şeylerden sihirli silah veya savunma amaçlı aygıtlar üretip kullanabilir.
  • Attendre, Espérer: Bir noble phantasm olan bu yeteneği sayesinde Edmond ölümün eşiğinden kendini tekrardan canlandırabilir. Bu gücü istediği başka bir kişiyi canlandırmak içinde kullanabilmektedir.
  • Enfer Château d’If (Hell Château d’If): Edmond’ın demirden olan iradesi ve arzusundan doğan bu noble phantasm Château d’If zamanlarında yeşermiştir. Zaman ve mekan gibi soyut hapishanelerden bile kaçmasına izin veren bu yeteneği kendi vücuduna uygulayan Edmond gülünç biçimdeki yüksek hızlarda hareket edebilmektedir. O kadar hızlı ki sözde zaman durmuş gibi olup rakibe kin alevleriyle saldırdığı zaman, rakip sanki birden fazla kişiyle dövüşüyormuş gibi hisseder.
  • Monte Cristo Mythologie: İntikamın vücut bulmuş hali olan Edmond Dantes’in noble phantasm’ı. Tanrıların çağındaki güce eş değer olan bu güç alevler Edmond’ın vücudunu kaplamaktadır ve büyülü enerjisini mağdurların yanan ruhlarından almaktadır. Aynı zamanda onu zehirlere, zihinsel müdahaleye karşı etkili bir şekilde korur ve varlığını, güçlerini gizlemesine olanak sağlar. Sürekli aktiftir, ancak gerçek adını serbest bırakarak etrafındaki bastırılmış kinlerin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

29-Tamamo no Mae, Celestial Maiden (Caster)

”Eğer ki bir buyruğun olursa hemen geleceğim. Senin güvenilir el değmemiş tilki tapınak şamanın, Tamamo yanında~♡!”

Caster-

Tamamo no Mae, heian dönemde İmparator Toba’ya şaşırtıcı güzelliğiyle hizmet veren bir miko(şifacı şaman,bakire tapınak görevlisi) idi. Japonya’nın Üç Büyük Canavarından biri olan Kitsune(kutsal tilki) olarak çok rezil, kötü bir şöhreti vardı kurduğu komplolar ile büyük rejimleri yıkmıştır. Bununla birlikte gerçekte Güneş Tanrıçası Amaterasu’nun sadece bir kitsune gibi görünen, ayrılmış ruhlarından biridir. Tek kuyruklu bir insan olarak kendini tekrardan canlandırdı ve bir süre insan olarak yaşadı. Sarayın hanım efendisi haline geldi ve imparatora kendini sundu ancak sonunda bir Onmyouji(paranormal avcı) tarafından bir tilki olduğu ortaya çıkarıldı ve kaçmak zorunda bırakıldı. Bir ordu tarafından izi sürüldü. O savaşmak istemese de seçim hakkı elinden alınmıştı. Savaşarak bütün bir orduyu tek başına yok etti. En sonunda kendisine doğru gelen efsunlu ok yağmurundan denk gelen sadece bir ok tarafından öldürülür.

Amaterasu

Amaterasu olarak o güneşin kutsallığı dır, İlahi bir ruh olduğu için zamanın ekseninin onun üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Onun büyük ünü, nüfuzu ve efsanesine karşın o sıradan bir ilahi ruha göre oldukça şeytani ve acımasızdır. Hatta bir Beast’e yakındır. Kendisini insanoğlunun kötülüklerinden biri olarak görmekte ve diğer ilahi ruhların aksine bir güneş tanrısı olarak gücünü dünyadan değil evrenin kendisinden almaktadır. Arcueid Brunestud(Berserker hali) ve birkaç Hizmetkarın gücüyle ancak üstesinden gelebilen çok güçlü bir varlıktır. İşte Tamamo no Mae bu tanrıçanın dokuz kuyruklu formunun tek kuyruklu formudur. Kuyrukları arttıkça gücü yüksek derecelerde katlanarak artmaktadır. Tam gücünde ışık hızından bile oldukça hızlıdır. Ancak biz en fazla 3 kuyruklu versiyonunu temel aldık.

  • Divinity: Bu yetenek kahramanın ilahi ruhlarla olan kan bağı, yakınlığı veya insanlık tarihinde bıraktığı ize bağlantılı olarak verilir. Tamamo da Ametarasu’nun bir parçası olarak her ne kadar seviye düşse de evrendeki kahraman ruhları arasındaki en yüksek seviye ilahiyata sahiptir.

  • Territory Creation: Bir magus(büyücü) olarak kendi avantajına(mana veya ulus avantajı) bir alan yaratma yeteneğidir. Ancak Tamamo no Mae ne yazık ki kişiliği yüzünden bu yeteneğini kullanmakta pek iyi değildir.
  • Shapeshifting: Bedenlerin geçici olarak alınmasına veya kişinin görünümünü değiştirmesine izin veren beceridir. Tamino-no-Mae ile gibi Çin’in bin yıllık tilki ve porsuk ruhlarının da kullandığı bir yöntemdir. Hayatının sonlarına doğru kendisini kovalayan 80. 000 bin savaşçıya karşı dayanamayıp kendini canavar suretine bürüdü ve böylece İmparator Sutoku ve Shuten-Douji ile birlikte Japonya’nın Üç Büyük Canavarından biri haline geldi. Ancak eşine karşı iyi bir izlenim bırakmak ve iyi bir eş olmak için 100 kahraman ruhunu yenebilecek bu canavar formunu isteyerek kullanmaz.
  • Fox’s Wedding: Tamamo no Mae’nin kendine özgü yeteneklerinden olan ‘Fox’s Wedding’ müttefiklerini güneş ışığı ile kutsayarak + birer büyülü eşya hediyesi vermesini sağlayan yeteneğidir.
  • Witchcraft: Bir büyücünün Witchcraft’a olan yatkınlığını gösteren yetenektir. Bu konuda uzman olan magecraftlar(büyücüler) hem doğu hemde batı büyüsünün köklerine hakim kimselerdir. Normal magecraft’ın aksine kendi bedeni ve çevresi dışındaki şeyleri de etkileyebilme yeteneğine sahiptir. İlahi yöntemleri kullanarak kişinin öleceği zamanı manipüle edebilir. Önceki hayatında bu yeteneğini kötü yollarla kullanarak hazırladığı entrikalar ile servet kazandığı için geçirdiği travma ve pişmanlığa karşılık Tamamo bu alandaki muazzam yeteneklerini kullanmama kararı almıştır.

  • Eightfold Blessing of Amaterasu: Tamamo no Mae’nin tek noble phantasm’ı olan Amaterasu’nun sekiz katlı kutsaması Tamamo’nun vücudunda taşıdığı kutsal bir aynadır.  Tamamo’nun etrafında uçan bu ayna yakın dövüşte düşmanlara karşı kullanılabiliyor. Bir ilahi hazine olarak ölüleri hayata döndürebilir bütün koca bir ülkeyi kapsayacak kadar güçlü. Ve bu yaratma enerjisini, saldırı enerjisi olarak da kullanabilen EX seviye bir yetenektir. Ancak Tamamo’nun bu gücü sadece 9 kuyruklu Amaterasu formunda kullanma yetisi olduğu için normalde kullanamamaktadır. Tamamo ise bir ile üç kuyruğu arasında çevresinde yarattığı torii kapı eşikleriyle birlikte etrafından çektiği büyülü enerjiyle kendine ve çevresindekilere sınırsız mana ve can yenilenmesi sağlayabiliyor. Kullandığı büyüler normalde olduğundan çok daha güçlü hale geliyor.

28-Florence Nightingale, Angel of Crimea (Berserker)

”Her şeyden önce ihtiyaç duyulan şey, hastanın iyileşmeye olan iradesidir. Hasta iyileşmek istemiyorsa kaç tane doktor olursa olsun onu iyileştirmek imkansızdır. Ben sizi tedavi edeceğim. Kendi arzunuzla hareket edebilmeniz için sizi tedavi edeceğim. Aşkınızın, eşinizin kulağına fısıldayabilmeniz için sizi tedavi edeceğim. Kılıcını bir kere daha kuşanabilesiniz diye sizi tedavi edeceğim. Bu amaçla, her şeyden önce ihtiyaç duyulan şey vücudunuzun,hücrelerinin iyileşmeye kararlı olmasıdır. Eğer iradenizi kaybettiğinizi düşünüyorsanız, hemen neşelenmenizi öneririm. Aksi taktirde, sizi kendi ellerim ile öldürürüm.”

Berserker-

Nightingale özveri, sebat, azim ve bu kadar da inanç sahibi bir kadındır; insanlar tarafından tek kişilik bir ordu olarak nitelendirilir. Kırım savaşı sırasında The Angel of Crimea(Kırım’ın Meleği) olarak anılmıştır. Cehennem gibi olan savaşın içinde kendisini gören askerler onun için ”Bir melek gördüm” demiştir. Ölüm oranlarını Rusya’ya karşı İngiltere ve Osmanlı İmparatorlukları için %40’lardan  %5’lere düşürmüştür. Hedefleri söz konusuyken inancı hiç bir zaman kırılmaz; söylenmesi gereken kelimeleri karşısındaki İngiltere İmparatoru olsa bile çekinmeden söyler. Yaşarken lakabı hastaları ısrarla iyileştirmek istemesinden ötürü “Little War Office”idi.

  • Cry of an Angel: Florence’in hastaları için attığı merhamet çığlığıdır. Kırım Meleğinin çığlığını duyan dostlar ve müttefiklerin içlerindeki hayatta kalma içgüdüsü alevlenir.
  • Human Anatomy Understanding: Tarihin en ünlü hemşiresi olarak Florence Nightingale’in  insan anatomisi alanında kapsamlı bir bilgi birikimi vardır. İnsanı hassas bir makine gibi düşünürsek tamir etmek için yapılabilecek her şeyi çoktan kavramıştır. Bu beceriden dolayı, başkalarını iyileştirme konusunda başarı oranı çok yüksektir. Buna ek olarak, Berserker’ın Mad Enhancement’ına rağmen anatomi bilgisi sayesinde rakiplerine karşı kusursuz derecede hassas vuruşlar yapar. Bu yeteneğini kendini savunmak için doğal dürtülerinin içine kazımıştır.
  • Nursing of Steel: Florence Nightingale’in tedavi tekniklerini büyülü enerjiyle güçlendirmesi ve hedef eğer ölmemiş ise en ciddi savaş alanı yaralarını dahi bile tedavi edebilmesini sağlayan bir beceridir. Bu yöntemlerin modern tıbbın standartlarına göre dehşet verici biçimde eski olmasına rağmen, hastalarını etkili bir şekilde tedavi etmesine olanak sağlar. Ancak bu metotları taklit edenlerin Nightingale’in aldığı sonuçları almayı ümit etmemeleri gerekir.

  • Mad Enhancement: Bir Berserker’ın akıl sağlığı ve mental kapasitesinden feragat edip standart(güç, mana, hız vb.) temel yeteneklerini yükseltmesine neden olan yeteneğidir. Sahip olan kişiyi gözüne kan bürümüş bir canavara dönüştürür. Nightingale bu yeteneğe en yüksek seviye Ex seviyeden maruz kalmıştır. Bunun nedeni yaşadığı cehennem gibi savaş ortamının içinde insanların canını kurtarma konusunda beslediği aşırı inanç ve takıntısı onu bir Berserker’a çevirmiştir. Normal işlevlerinde diğer Berserkerlar gibi sorun yaşamasa da olay birini tedavi etmek ise başka kimsenin sözüne kulak asmamakta normal düşünememektedir. Örneğin tıbbi gelişmelerin gerekli olmadığını kanıtlamasına rağmen Rama’nın patlayan kalbinin iyileşmesi için uzuvlarını tutup havaya kaldırmıştır.
  • Nightingale Pledge: Florence Nightingale’in Noble Phantasm’ı. Nightingale’in savaş alanındakileri ve ölümle yüzleşenleri cesaretlendiren anlayışının yanında günümüzdeki ‘yaralılara yardım eden beyaz melek’ imajını yaratan kişi olmasından ötürü yüceltildiği için oluşan gücüdür. Aktif edildiğinde müttefikleri için mutlak bir güvenli alan oluşturur bu alanda kin veya toksinler yok oldur gider ve müttefikler iyileşirler. Buna ek olarak, bu alan aktifken tüm saldırı biçimleri geçersiz kılınır. Magecraft büyüleri ve noble phantasm seviyesindeki güçler işe yaramayacak, kılıçlar sahiplerinin ellerinden düşecek, silahlar tutukluk yapacak ateş almayı reddedecek, bombalar kimyasal reaksiyonlarını tamamlayamayacak dır.

27-Brynhildr, Sigrdrífa Valkyrie (Lancer)

”Eğer bana şefkat gösterirsen, senden hoşlanmaya başlayacağım, sana aşık olacağım. Böyle olması iyi olma… hayır yapmamalıyım…”

Lancer-

Nijer Sayward’ın Birinci Kutsal Kadeh Savaşında ki Lancer sınıfı hizmetkarıdır. Gerçek adı Brynhildr olan Lancer, Odin‘in kızı ve İskandinavya’nın savaş tanrıçasıdır. Ölümlerinin ardından savaşçıların Valhala yolcululuğunda onlara eşlik eden Valkyrie’lerden biridir. En büyük Valkyrie’lerden biri olmasına rağmen Odin’in desteklemediği bir kahramana savaş alanında Odin’in kutsamasıyla destek verdikten sonra Odin tarafından ölümsüzlüğü ve ilahiliği elinden alınarak uyutulup ateş salonlarına sürgün edilmiştir. Odin onu Surtr ve Fenrir‘in dünyayı yok edeceği güne kadar hapis tutmak için özel alev kullanır. Ancak eninde sonunda aşık olacağı -ejderha Fafnir’in katili- kahraman Sigurd tarafından özgür bırakılacaktır. Birlikte oldukları zamanlar Brynhildr, Sigurd’a babası Odin’den öğrendiği orijinal rün büyüleri de dahil olmak üzere bir sürü şey öğrettir.

Ancak zaman geçtikten sonra Sigurd, Brynhildr’i geride bırakarak geri döneceğine dair söz verip kahramanlıklarını yapmak içi ayrıldı. Bununla birlikte Sigurd, Brynhildr ile olan anıları da dahil olmak üzere bir hafıza kaybı yaşar ve başka bir kadınla evlenir. Bu kadın Brynhildr ile kendi kardeşi olan Gunnar’ı evlendirmek için Sigurd’u kullanır. Sigurd, Brynhildr’in öğrettiği rünleri kullanarak Gunnar’ın kılığına girip, onun kılığında Brynhildr’e bir evlilik teklifi etmiş, Brynhildr de gelen kişinin Sigurd olduğunu fark etmiş ama yinede eski bir Valkrie olduğu için teklifi karşılıklı bir düello teklifi ile kabul etmiştir. Sigurd kılıç konusunda ondan üstün olduğu için düelloyu kaybetmiştir ve Gunner ile evlenmiştir. İlk başlarda bu durumun Sigurd’un korkunç bir alkolik ve sihirli uyuşturucu bir madde içtiğini, bu nedenle anılarını kaybettiğini ve bu evliliğin kaçınılmaz kaderi olarak kabul etmesi gerektiğini düşünmüştür. Çünkü Sigurd onu sonsuz uykusundan kurtaran kahramandır. Ancak evliliğin sonrasında Sigurd’un dağa geri döndüğü sırada hafızasının yerinde olduğunu ve bilerek onu Gunnar’a sunduğunu fark eder. Sevgisini adadığı savaşçının kendisine böyle ihanet etmesinin ardından duygu patlaması yaşan Brynhildr delirmiş bir tanrıçaya dönüşür. İlk önce Sigurd’u yarı yarıya kesmek olmak üzere eşinin tüm ailesini ve savaşçı askerleri katleder. Deliliği sırasında şans eseri çocukları ve kadınları dahi öldürdüğü söylenir. Vücudunun sağ tarafından taşan manasıyla sürgün edildiği ateş salonlarını tekrardan yaratır. Ve kırmızı göz yaşları dökerek kendi canına son vererek intihar eder.

  • Divinity: Bir zamanlar bir valkyrie ve savaş tanrıçası iken ilahiyat seviyesi çok yüksekti babası Odin tarafından sürgün edildiği zaman ilahiyat seviyesi E-seviyesine kadar düşmüştür.
  • Mana Burst (Flames): Büyü enerjisiyle silahının veya vücudunun alev formu almasını sağlayan yeteneğini hem saldırı hemde savunma amaçlı güç patlamaları oluşturabilmektedir. Alev çemberinin ortasında tutsak olarak uyuyan güzel efsanesinden gelen bu yetenek Brynhildr tutkuları derinleştikçe daha güçlü ve sıcak yanar. Brynhildr en eski rune büyüleriyle birleştirdiği yeteneğiyle Arash’ın kendisine fırlattığı okları daha kendisine ulaşmadan yakıp kül etmiştir.
  • Primordial Rune: Tanrıların Çağından kalma olan en eski Rune büyüsüdür. Brynhildr bu büyüyü en üst seviyede babası Odin’in kendisinden öğrenmiştir ve birinci seviye bir büyücü halini almıştır ancak bu güçleri daha sonradan bastırılmıştır. Brynhildr’in antik rün büyüsündeki gerçek güç seviyesi Tokyo’nun tamamını dümdüz edecek kadar yüksektir. Ancak ustası kendisine yeteri kadar mana sağlayacak kadar iyi değildi.
  • Riding: Bir valkyrie olarak A+ seviyesi bir binicilik yeteneği vardır. Bu seviyede iken Ejderhalar dışındaki tüm mitolojik yaratıkları sürebilecek seviyedir. Ancak Lancer olarak çağrıldığı için binicilik seviyesi A’ya düşmüştür. A seviyesindeyken de tüm araçları ve mitolojik olmayan yaratıkları sürme becerisine sahiptir.
  • Hero’s Bridesmaid: Kahramanları zafere götüren bir Valkrie olamanın doğasını temsil eden bir yetenektir. Rakip ile kendi büyüsünü senkronize etmekte ve hedefin kendisine yaptığı her başarılı saldırının üzerine yapacağı darbeyi arttıran bir güç kazanmaktadır.

  • Magic Resistance: Büyülere karşı koymayı sağlayan doğuştan gelen bir yetenektir. Büyü enerjisine karşı olan direnç yeteneğinin aksine bu yetenek yapılan büyüyü tamamen iptal eden bir yetenektir. Brynhildr bu yeteneğe B-seviyesinden sahiptir. Üçüncü seviyenin altında olan büyülerin kendisine karşı hiç bir etkisi yoktur ve yüksek seviye ritüellere karşıda bir direnç sağlar.
  • Brynhildr Komédia: Brynhildr’in mızrağıyla birlikte yaptığı güçlü bir noble phantasmdır. Antik tanrıların hükmüne sahip bir lanet patlamasıdır, geniş bir yok etme kapasitesine sahiptir. Ancak rün güçlerini kendini güçlendirmek için kullandığı için bu saldırıyı tam kapasitesinde kullanamamaktadır.
  • Brynhildr Romantia: Sigurd’a karşı beslediği derin sevgi ve yoğun nefretin, yaşamında kullandığı mithril’den yapılma savaş mızrağı ile kaynaşmasıyla oluşmuş bir Noble Phantasm’dır. Brynhildr eğer düşmanına karşı bir sevgi beslerse mızrak büyür, ağırlaşır ve güçlenir. 5000 kilograma kadar büyüyebilmekte ve bu seviyeye geldiğinde tanrıça Hel‘i bile öldürebilecek kadar güçlenebilir. Bu etki başlangıçta çok sınırlı gibi dursa da Brynhildr eski bir Valkyrie olarak tüm kahramanlara karşı doğal bir aşk beslemektedir. Kendi tanımına göre dürüst kişiler daha yüksek hasarlar almaktadırlar. Bununla birlikte eğer hiç sevmediği birisine karşı kullanılsaydı, saldırısı ona geri teperdi.

26-Miyamoto Musashi, Shinmen Musashi no Kami Fujiwara no Harunobu (Saber)

”Alçak gönüllülükle ve saygıyla eğitin. Kişi eğitimlerinin ve antrenmanlarının sonunda sonsuzluğa ulaşır.”

Saber-

Japonya tarihinin en güçlü ve efsanevi kılıç ustalarından biri olarak tanınan Miyamoto Musashi, hem bir katana hem de bir wakizashi’yi aynı anda kullanmayı içeren kılıç tarzı stili olan Niten İçi-riyu tarzının kurucusudur.

Sabit zaman çizgisinde Musashi’nin normalde erkek olmasına rağmen Fate/Grand Order da Musashi genç bir kadındır. Kuantum Zaman Kilitleri’nin düşmesiyle yok olmuş bir paralel evrenden Chaldea’ya gelmiştir gelmeden öncede çeşitli zamanlar çizgilerini dolaşmıştır.

Onun dünyasında Miyamoto Musashi özgürce yaşayan isimsiz bir kılıç ustasıdır. Kadın olduğu için babası Shinmen Munisai tarafından terk edilmiştir. Kendisine sahip çıkmamasına rağmen babasının evinin önünde bir baraka yaptı ve sırf ondan intikam almak için orada yaşadı.

  • Empyrean Eye: Empyrean Eye kullanıcının varlığının bütünlüğünü kavrama yolcuğunun sonucunda ulaşılan bir vasıftır. Kişinin istenilen sonuca ulaşmak için yaptığı eylemi kaçınılamaz bir şekilde doğru yapmasını sağlayan bir Mystic Eye(Mistik Göz) çeşididir. Musashi bu beceriye A-seviyesinde sahip olduğu için özellikle güçlüdür. Zaman ve mekanda hiçbir kayıp olamadan yapılan mükemmel kesişleri yaratır. Tekrar söylemek gerekirse bu yetenek bütün yolların ulaştığı nihai olan tek çözüme odaklanır ve diğer hatalı seçimleri görmezden gelir.

  • Fifth Form: Şimdilik neye yaradığı bilinmeyen bu beceri Musashi’nin saldırılarının isabet sayını iki katına çıkarıyor. Büyük ihtimal geliştirdiği çift kılıçlı dövüş stilinin kullanımını yansıttığı ima ediliyor.
  • Nothingness: Bir kılıç ustasının ulaşabileceği nihai zihinsel durumu temsil eden bu beceri yalnızca en üst düzeydeki kılıç ustalarında vardır. Yagyū Shinkage-ryū’nün Suigetsu kavramına tekabül eder. Kişi(özne) hiçbir şeydir, önemsizdir ve böylece yenilmezdir. Bu durum ona zihinsel müdahaleye karşı bağışıklık kazandırmıştır. Sadece sonsuz seviyedeki zihinsel duruma ulaşmış bir kılıç ustası tarafından anlaşılabilir.

  • Magic Resistance: Musashi bu direnç yeteneği A-seviyesindedir. Bu da onu herhangi bir modern dünya büyücüsünün yapacağı büyülere karşı bağışıklık sağlayacaktır ve hatta Tanrıların Çağından yapılan bir büyüyü bile geçersiz kılacaktır. Bununla birlikte inanılmaz derecede gizli olan güçlü büyülerin bile üstesinden gelebilecektir.
  • Six Realms Five Planes – The Divine Figure of Kurikara:  Miyamoto Musashi’nin noble phantasm’ıdır. Kılıç ustalığının zirvesini temsil ederek kılıcına davranmadan önce bir asura çağırır ve düşmana birden fazla saldırı yapar. Ardından kılıcını havaya kaldırıp kendi enerjisiyle güçlendirip uzatarak rakibine nihai bir kesiş ile saldırır.

25-Abigail Williams, The Key to the Gate (Foreigner)

”Bir sonraki kurban kim?”

Foreigner-

1692’de Salem’de yaşayan genç bir kızdı. Bir arkadaşıyla birlikte ailesinin bir kölesini ve diğerlerini büyüyle kendine zarar vermekle suçladı. Salem’de büyük bir ölüm zincirine neden oldu ve diyar üçüncü lanetin ölüm işaretiyle veba ve şiddetin ortasında kalmıştır.

Bu gizemli kız Salem’in arkasındaki çeşitli gizemli olayların anahtarı konumundadır. Hikayede hem müttefik hemde son düşman konumundadır.

  • Existence Outside the Domain: Abigail başka bir varoluşun tanrıları Lovecraft vari Outer God’ın bir mensubu Sut-Typhon’un dünyadaki taşıyıcısı ve kapısıdır.
  • Divinity: İçinde anahtarı olduğu tanrı Sut-Typhon’un(Yog-Sothoth) sağladığı bir ilahiyat gücü vardır. Bu güç Cú Chulainn, Arjuna ve Ozymandias’a denktir.
  • Insanity: Berserkerlar’da bile olmayan bu özellik Abigail’de B-seviyesindedir.
  • Witch Trial : Abigail’e karşı insanların iradeleri dışında nefret ve kıskançlık beslemesine neden olan bir yetenektir.
  • Prayer of Faith: Püritenlerin Günlük dua ve yoksulluğu onurlandıran görüşüdür.
  • Loss of Sanity:  Abigail içindeki kötü tanrılar tarafından sızdırılan çılgınlıkla birlikte insanların kırılgan olan sağduyu ve ahlaklarını bozabilir.

  • Qliphoth Rhizome: Hedefin zihninde ve bedeninde bozulmalar yaratması için insanlığın kendisine aykırı olan, yabancı bir dünyaya bir “kapı” açar ve Kötülük Ağacı Qliphoth’un kendi ile beraber delilik köklerini salar. Hedef Abigail’in şahsi zihninde bastırılır. Bu yüzden bir Anti-Birim noble phantasm’ıdır. Normalde sonsuz devamlılığa sahip bir Anti-Dünya noble pahantasm’ı olarak düşünülmelidir.

Yazımızın ilk (birinci) kısmı burada bitiyor. Listemizin gelecek bölümleri için bizlerle kalın. Diğer bölümler çıktıkça linkler buraya bırakılacaktır.

2. Kısım

3. Kısım

4. Kısım

Kaynaklar: Type-Moon Yayınları, Typemoon wikia, Reddit, nrvnqsr, Chaldeum
Derleyen: Tarık Berk Gündüz


Bu yazıyı yazar ya da sitenin adı belirtilmeksizin, sorgusuzca farklı platformlarda paylaşanlar hakkında hukuki işlem talep edilecektir. Tüm Hakları Saklıdır. kahramanbaykus.com

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin