DC Comics Evreninin en güçlü 50 karakter ve olgusunu sıraladığımız yazı dizisinin 2. bölümüne hoş geldiniz.

İlk bölümü kaçırdıysanız -> buraya tıklayınız !

Dilerseniz hemen 40-31 aralığındaki isimlerden oluşan 2. Bölüme başlayalım.


 

40. Düzen – Kaos Lordları ve Ajanları

Seviye: Çoklu Galaksi – Çoklu Evren Arası
Tür: Kavramsal Mistik Varlıklar

Kismet

Düzen ve Kaos Lorları, Kismet‘in de dediği gibi evrensel güçlerdir ve çoklu evrenlerde alternatif versiyonları yoktur yani çoklu evrenlerdeki kaos ve düzenden sorumlu alt birimdirler. (Baş Melekler ve Endless üst birim oluyor çünkü. En üstte ise Source, Void ve Presence var)

Bu parlamentoların tüm üyeleri elbette eşit güçte değildirler. Düzen Lordlarından Nabu, Kismet, Amethyst en güçlüler olarak göze çarparken , Kaos Lordlarında ise Mordru, Dominus, Typhon Kaos Lordlarının en güçlüleri olarak göze çarpmaktadırlar.

Nabu kendisini lordlarının en güçlüsü olarak tanıtmıştır. Ancak Kismet ve Dominus lordluklarından sonra ekstra güçler de edinerek çıtayı yükseltmişlerdir fakat net bir biçimde NABU’yu geçtikleri bilinmemekte.

Doctor Fate’e Verdiği Emanetleri Yöneten NABU

Bir sıralama yapacak olursak

Kismet & Dominus >= NABU > Amethyst > Mordru >> Typhon

Amethyst

Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer şeyde Lordlar ile Ajanlar karıştırılmamalıdır. Doctor Fate ya da Arion birer düzen ajanıdır. Düzen Lordlarının altındadırlar (Gerçi Arion ve Fate pek çok düzen lordundan çok çok daha güçlüdürler.). Aynı şekilde Anti-Fate, Kestrel ve The Wearer Kaos ajanlarıdır ve Lordların altında çalışırlar.

Burada bir tek Arion Lordlara bağlı olmamakla beraber Lord da değildir ancak çoğu Lorda nazaran çok daha güçlüdür. Ajanlar arasında sıralama ise

Arion >= Dr. Fate (Kent Nelson ya da Hector Hall) > The Wearer >= Anti-Fate >>> Kestrel denilebilir.

Genel olarak bu sınıf evrensel ile çoklu evrensel arası gidip gelen pek çok karakter ile doludur. Ayrıca Captain Marvel’a güçlerini veren usta büyücü (Jebediah O’ Keenan) Shazam‘da Düzen Lordlarının güçlü üyelerinden biridir.

Billy ve Shazam (orijinal olan)

Nabu, Kismet, Dominus gibi isimler listenin çok daha yukarılarında olabilecekken ve de Typhon, Kestrel, Weaver gibi isimler çok daha aşağılarda olabilecekken biz bu oluşum ve üyeleri için ortalama bir sıralama almaya çalıştım. İlk baş tek tek tüm karakterleri yazsam da sonra böyle çok fazla karakteri dışarıda bıraktığımı farkettim ve hepsini bir topladım ancak toplamasaydım. Buradaki bazı isimler sıralamada nasıl olacaklardı göstereyim.

Mordru Vs Legion of Superheroes

35. Kismet ve Dominus (en az)

40-41. NABU (daha yukarıda da olabilirdi)

45. Amethyst

47-48. Mordru

Onursal Aday: Shazam (Büyücü olan)

Şeklinde kendilerine yer bulacaklardı.


 

39. Jenny Quantum (Quantum Field)

Seviye: Çoklu evrensel
Sınıf: Seçilmiş İnsan

Jenny Quantum, 21. Yüzyılın ruhu olmuş bir insan ve  DC Comics‘e Wildstorm evreninden katılan bir karakter DC’nin karşıt cinsiyetteki  Franklin Richards‘ı diyebileceğimiz birisi (wildstorm gösterimleri ile belki daha bile güçlü) olan Jenny Quantum DC Evreni için hala gizemini korumakta ancak yaptığı en büyük gösterimlerinden bazıları;

– Kazara cep boyutlar ve cep evrenler yaratmak.
– 8 yaşına geldiğinde bedenini ve zihini zorlayarak kendisinin 14 yaşındaki haline evirmesi.
– Kendi yarattığı Bebek Evren Kontrolden çıkacak gibi olduğunda onu alıp çoklu evrende bir yere ışınlayan yine kendisi olmuştur. Bunu da 14 yaşında yapmıştır.
– Yetişkin Jenny’nin potansiyeli bilinmemektedir.
– Şeytani ikizi gerçekliği parçalayabilmiştir.
– Kendine ait duyguları olan bir evren yaratmıştır.

Jenny’nin bu kadar aşağıda olma sebebi DC Evreni içerisinde yeterli gösterimi olmamasıdır. Tam potansiyeli buradan daha yukarıları işaret etmektedir.


 

38. Eclipso

Seviye: Topladığı parçacık sayısına göre üst sınırı Çoklu Evrensel+
Sınıf: Düşmüş Ruh – Gölge Mevcudiyeti – Karanlık Elf

Açıkçası bu ismi alıp almamayı çok düşündüm.Çünkü Eclipso, DC Evreninin en tutarsız tanrısal karakterlerinden biri, bunun çok iyi bir açıklaması olsa dahi ona bu listede bir sıra, bir yer belirlemek çok zordu. Peki neden bu abimizi değerlendirmek bu kadar zor? Anlatayım…

Eclipso, Aztar‘dan da(Spectre) önceki Tanrı’nın Gazap Ruhu, Presence’ın daha sert ve daha acımasız olduğu bir dönemin ruhu ancak Presence Eclipso’nun rolünü kötüye kullanması ve gücünü istismar etmesiyle onu bu konumdan alır. Eclipso’nun yaptığı bardağı taşıran son damla ise Nuh Tufanı diye bildiğimiz Yüce Sel diye bilinen felakete sebep olmasıdır. Bunun üzerine cennetten de kovulur ve Karanlığın Kalbi (Heart of the Darkness) adlı bir cevherin (daha sonradan bir başka starheart parçası olduğu anlaşılır.) içine mühürlenir. Ve bu taş bin parçaya parçalanıp evrene saçılır.

Ancak Eclipso’nun gücü ve intikam duygusu küçümsenmiştir. Eclipso taşlarla temas kuran her hangi bir kişinin bedenini ele geçirebilmekteydi ve Ne kadar çok dağılmış parçasıyla birleşirse o kadar güçleniyordu.

Nitekim çizgi romanlarda Eclipso seviyesinin çok altında bir şey yapınca bu nasıl eski Spectre diyor insanlar. Çok üst bir şey yapınca da saçmalık dediler. Ancak bunun açıklaması dediğimiz gibi bizim Eclipso’yu %0.5 ila %2 (5 ila 20 cevher parçası toplamış hali) gücünde oluyordu. Peki Eclipso güçlendikçe ne yaptı ? Eclipso bırakın 1000 parçanın tamamını toplamayı bir kaç yüz parçadan sonra sınırlandırılmış Spectre’yi tek vuruşla ortadan ikiye böldü ve onun güçlerini emdi. Bunu yapmadan az önce de bizim ayımızdan daha büyük bir ayı kara kılıcı ile zahmetsizce tek hamlede bölmüştür.

Nitekim %100 Eclipso çok daha yukarılarda Spectre ve Radiant ile aynı sırada olmayı hak ederken %5 ve altı Eclipso İlk 100-150 karakter arasına bile giremeyebilir. Bu dengesizlik sebebiyle onu buraya almayı uygun buldum. Zira kendisini Presence‘ın gölgesinin mevcudiyeti olarak tarif eden bir adamı daha da düşüremezdim.


 

37. Nekron

Seviye: Evrensel – Çoklu Evrensel Arası (sınırları belirsiz)
Sınıf: Ölüm ve Karanlığın Mevcudiyeti / Kavramsal Varlık

Nekron bir başka gizemli ve sınırları belirsiz karakter. DC Çoklu Evren Haritası‘nda Hell(cehennem), Purgatory(araf) ve Limbo (Cehennem ve benzeri alemlerin dış sınırı) arasında kalan kendine özerk bir bölgede tüm ölülerin/ruhların son duraklarına varmadan önce uğradıkları bir diyarın efendisidir. Gücü diyardaki ruh sayısına bağlı olarak azalır ya da artar bu sebeple de olabildiğince çok ruh çekmek ister.

Kendisi hayatta olan bir şey değildir. Ölüm ve Karanlık metalarının soyut bir mevcudiyetidir ve ruhu yoktur. Bir görevi, bir düşünüş/hareket biçimi vardır. Buda ölümdür. Yargılanacak bir ruhu ya da bilinen bir varoluşu olmadığından Spectre tarafından bile sürgün edilememiş ve akabinde Spectre‘yi geçici süreliğine (kısa bir süre) yok etmiştir.

Blackest Night vakasında tüm fener birliklerinin toplam gücü ve listemizin daha üst sıralarındaki The Entity ile dövüşmüşlüğü hatta Entity’i kontrol etmeye çalışan Sinestro‘yu rahatlıkla ezmişliği var. En sonunda tüm süper kahramanlar beyaz fenere dönüşüp Entity’e yardım ettiklerinde ancak başlarından def edebilmişlerdir.

Nekron’un tek bir zayıflığı vardır, tek bir amaç ve görev üzerine yaşayan soyut bir varlık olduğundan kendi boyutu dışında, dışarıdaki evrende var olabilmesi için bir bağlantısı olması bir araç kullanması şart. Bunu ilk Krona ile denedi. Krona multiverse içerisinde gezinirken bir paradox olur ve bir canlı, ölüler diyarına gelir. Fakat bu Nekron’a dışarıdaki çoklu evrensel bütünlüğe ve yaşayanların diyarına bakma şansı tanır. Ancak bu paradoksun Nekron’un gücünde bir varlığın çıkması için yeterli enerjiyi sağlayamıyordu. Boyutu yaramıyordu. Böylece Nekron, Krona’yı olağan üstü güçlerle donatıp gardiyanların üzerine salar ve ölecek Gardiyanların enerjisi ile yarığı büyütüp yaşayanlar dünyasına geçebilmeyi umar. Ancak buna Hal Jordan engel olur.

Daha sonra ise dünya ile bağlantısı Krona değil, Black Hand olur. Anti-Monitor‘ü güç kaynağı olarak siyah fener bataryasına hapseden Nekron. Black Hand tarafından Siyah Fenerlerin Lideri ve Gardiyanı olarak savaş alanına çağrılır ve Spectre’den The Entity’e , sayısız gardiyandan, binlerce fenere ve onlarca süper kahramana kadar herkesle savaşır ve kalplerine dehşet salar. Yenilmesinin tek yolu ise bağlantısı olan kişiyi tekrar diriltip onu kendi diyarına sürmekti.

Aşağıda kalma sebebi ise bu bağlantı zayıflığıdır.


36. Time Trapper (Pre-52/Pre-Crisis Kompoziti)

Seviye: Çoklu evrensel
Sınıf: Zamanın Sonunun Mevcudiyeti / Soyut Kavramsal Varlık

Time Trapper zamanın sonunda yaşayan, duran karanlık bir figür. Baş düşmanlarından Mordru ile dövüşmesi amacıyla Legion of Superheroes üyelerinin yaratımında önemli rolü olan çok evrenler üzerindeki zaman çizelgelerini maniple edebilen bir varlık.
Ayıca gerçek kozmosun kendisi kadar büyük kendine ait cep evren yaratabilmiş bir varlıktır. Ayrıca kendisinin en büyük eseri “The Iron Curtain of Time” (Zamanın Demir Perdesi) adlı ebedi bariyer bu öyle bir bariyer ki kendi yetkisinin altındaki diğer her canlı için zaman yolculuğunu imkansız hale getiriyor ki bu da çoklu evrensel bir gösterim. Onunla ilgili bir diğer şok edici bilgi ise Time Trapper’ın Superboy/Superman Prime‘ın zamanın sonundaki alternetif versiyonu olabileceği gerçeğidir. Tabi bu CoIE ve ZH olaylarından çok sonra deklare edilmiş bir durum. Karakter ilk yaratıldığında böyle bir şey yoktu. O yüzden ne kadar dikkate alırsınız siz bilirsiniz. Ama potansiyel olarak Time Trapper’da bir Superman türevi diyebiliriz.


 

35. Life ve Anti-Life Equation (Yaşam ve Anti-Yaşam Eşitlikleri)

Seviye: Çoklu Evrensel
Sınıf: Kavramsal Konsept / Dialektik Eşitlikler

Life Equation
Anti-Life Equation

Life Equation ve Anti-Life Equation, DC Çoklu Evrenleri içerisindeki her canlının umut, yaşama isteiği, moral, etik, ahlak, özgürlük hissiyatı üzerinde eşit güce sahip. Anti-Life Equation yaşam, özgürlük ve umut kavramlarının anlamsızlığını zorla her bir varlığa kabul ettirebilirken. Life Equation’da bu kavramların yüceliğini aşılarken aksine çaresizlik, keder, basiretsizlik hislerini bertaraf ediyor. Bu iki eşitliğin beraber doğal olarak var olma durumu ise nihai eşitlik yani denge olarak adlandırılıyor.

Nitekim Eşitlikler çoklu evrenler üzerinde fiziksel ya da enerji bazlı bir hükmü yok ancak DC Çoklu Evrenleri içerisindeki en güçlü mental ve ruhani konseptlerden biri diyebiliriz. Gösterimi az olduğundan biraz aşağıda bıraktık. Bu eşitliklerini yer yer kontrol etmeyi başarmış Darkseid, Orion, Highfather, Mister Miracle gibi isimlerde inanılmaz güç artışlarına sebep olmuşluğu vardır. Hatta ALE Darkseid bu listeye girebilirdi ancak ALE varken gerek görmedim.


 

34. God Brainiac (God Machine)

Seviye: Çoklu Evrensel
Sınıf: Özel geliştirilmiş ilahi Makina

New 52 sürecinde Convergence vakasında eski(pre-52) DC çoklu evrenlerinin gücüyle donattığı yeni şehir büyüklüğünde ve devasa gök delen boyunda, çoklu evrenler arası seyahat edebilen, zamanı altere edebilen ve de daha pek çok diğer teknoloji ve enerji bazlı beceri ve gücü sergileyebilen bir yaşayan makine formu diyebiliriz. Bu varlığı daha iyi tanımak için Convergence ve Multiversity vakalarını okumak elzemdir. Belki buralardan biraz daha yukarılarda da olabilir dedirtir insana.


 

33. Doctor Manhattan / Captain (Allen) Adam / Captain Atom (Quantum Field)

Seviye: Çoklu Evrensel +
Sınıf: Yaşayan Enerji Sentinelleri / İlahi Meta-İnsan

Soldan Sağa: QF Captain Atom / Captain (Allen) Adam / Doctor Manhattan

Evet bu sırada pek çok kişi çıldırıyor olabilir, neden DC‘nin son büyük vakasının sorumlularından Doctor Manhattan ve DC’nin diğer büyük vakalarından Final Crisis ve The Multiversy de büyük rol alan Captain (Allen) Adam bu kadar aşağıda ve yanyanalar ? Diye dizlerini dövüyor da olabilirler ancak bu bilinçli bir tercihti.

Bunun sebeplerini hemen açıklayayım.

1.si 3 karakterinde potansiyellerine dair yeterli delil yok haklarında tek bildiğimiz universal + ile multiversal+ arasında dolanmaları (Captain Adam için hatta outversal da denilebilir). Ve listede şu ana kadar zaten gördüğümüz her karakter çoklu evrensel ve üstü olduğundan bu arkadaşları spesifik özel bir yere koyacak, hiyerarşi de yukarıya çıkaracak şeyin ne olduğunu çözemedim açıkçası.

2.si Doctor Manhattan’ın, DC Rebirth vakası öncesi tüm featleri 12 sayılık Watchmen ve de bir kaç sayılık Before Watchmen serilerinde yaptıkları ve bu serilerde bırakın multiversal+ bir karakter olmayı galaksi+ olduğunu gösteren hiç bir şey yoktu. Allen Adam’a gelirsek en iyi feati. Ultraman ile Superman’in astral bedenlerinin birleşip Cosmic Armor Superman olma yoluna götüren dev anti-madde patlamasını kontrol etmesi ve bu iki karakteri birbirine füzyonlaması. Ve 4. Duvarı yıkıyor olması.

İki karakteri füzyonlamayı Classic Doctor Strange ya da Classic Doctor Fate bile defalarca yaptığından ve 4. Duvarı kırma ayağa düştüğünden bu abinin ne denli güçlü olduğunu anlamak zor çünkü Allen Adam bir alternatif evren karakteri yani çoklu evrenlerde kendisinden tek bir tane yok demek.. Bu da onu gerçek/sınırsız omnipotent ve omniscience olmaktan alı koyuyor. Outversal olması ise tamamıyla Grant Morrison‘ın olayları işleme tarzıyla alakalı yoksa adam da tek bir kalifiyeli omnipotent gösterime sahip değil.

Captain Atom ise bunlar arasında en güçsüzü gibi çünkü kendisi henüz çoklu evrenselden ziyade sadece evrensel ancak kuantum alanının gücü ona sınırsıza yakın kaynak sağladığından evrensel+ potansiyeli var. Şahsen Captain Atom listelede daha aşağılarda olmalıydı fakat konsept gereği bu karakterler ile çok benzeştiğinden onu da bu ekip ile beraber anmak istedim.


 

32. Trigon

Seviye: Çoklu Evrensel / Sınırsız Boyutsal
Tür: Soyut İlahi İblis

Karşımızda DC Evreninin The Great Evil Beast sonrası en güçlü İblis Lordu ve en büyük kötülük tehditlerinden biri olan Trigon var. Teen Titans ekibinden iyi bildiğimiz Raven‘ın babası ve de hem Titans’ın hemde tüm dünya kahramanlarının evrendeki en güçlü kabuslarından biri olan Trigon’un kökenleri biraz gizemli. Trigon çoklu-evrensel bazında fethedici bir iblis. 1 Yaşındayken doğduğu gezegeni yöneten 6 yaşında iken o gezegeni yok eden, 12 yaşında içinde bulunduğu evreni ele geçiren ve 30 yaşına geldiğinde koca bir boyuta ve içindeki her şeye hükmeden biriydi (30 yaş Trigon gibi yüz bin yıllardır ortalıkta olan biri için epey genç anlamına geliyor).

Trigon 1/10 gücünde iken daha doğrusu 10 parçasından biri iken bile koca bir evreni yok etmekten basit bir şey gibi bahsetmiştir ve bu haliyle bile bunu yapmakta sorunu olmadığını belirtmiştir.  Ancak Trigon’un gücünün esas ölçütü bu listede çokça baz aldığımız çoklu evrensel dışı varlık (outversal) -> çoklu üst evrensel (hyperversal) -> orta çoklu evrensel varlık -> (multiversal+) -> çoklu evrensel varlık (multiversal) -> yüksek evrensel varlık (universal +) -> evrensel varlık (universal) skalasının/ilişkisinin yanı sıra çoklu boyutsal olması. Trigon Evrensel – Çoklu Evrensel arası gidip gelen bir güç unsuru olduğu kesin. Hatta bir vakada listemizde daha yukarılarda olan Monitorlerin eski lideri The Monitor gelişmekte olan bir kriz anında aksiyona katılacak olan  Spectre (listede çok daha yukarılarda) ve Trigon’ın olası teşrifi hakkında “Ya Spectre ile ilgilenebiliriz Ya da İblis Trigon ile. Seçiminizi yapın.” Diyerek Trigon’un ne denli bir tehdit olduğunu belirtmiştir.

Trigon için pandimensional varlık denilmiştir. Bu tüm boyutlara hakim demek. Ve bildiğiniz gibi her uzaysal boyut kendi içinde kendi çoklu evrenlerine sahiptir. Realm yani Alem/Diyar diyebileceğimiz boyutlar ile uzaysal ve mekansal boyutlar farklı şeyler. Biz şu an günümüzde 3. boyut seviyesinde olduğumuzu düşünüyoruz. 4. Boyut da o boyutun çoklu evrenleri var demek, 5. boyutta keza kendi evrenleri var demek ve maddeye dair yorum ve algı boyut sayısının artmasıyla değişyor ve yaşam kompleksleşiyor. Bir 5. Boyut Cini olan Mr. Mxyzptlk‘in gücü buradan geliyor.

Trigon ise Realm (Diyar Boyutları) dediğimiz boyut türlerine ve de spatial (uzay/mekansal boyut) boyut türlerine belli seviyelerde hakim. Realm türünde sınırlaması neredeyse yok ve uzaysal boyutlara da hakim bu da nitekim Trigon’ın çok daha hilebaz ve beklenilmedik kötülerden biri yapıyor. Ayrıca gerçekliği, zamanı, enerjiyi ve maddeyi maniple edebilen şeytani büyü gücü de vardır. Trigon bu boyutlar üzerindeki yetkisi sebebiyle DC yer altı dünyasını, DC Cehennemini pek sallamaz oradaki hiyerarşiye çokta bulaşmaz.

Trigon yeri geldiğinde Presence‘ın bir parçası olan The Voice ve ona eşlik eden Phantom Stranger‘a bile gider yapabilecek kadar ağırlığa sahip bir varlıktır.

Ayrıca Injustice Gods Among Us serisinde Listede ilk 25 arasında olan 5. Boyut cinlerinin en güçlülerinden Mr. Mxy ile kafa kafaya dövüşmüştür. Normalde o hikaye başka bir alternatif evrende geçiyor ve canon değil ancak Mr. Mxy ve Trigon DC çoklu evrenlerinde sadece bir tane olan türden karakterler olduğundan nispeten bu ikisi için canon sayılabilir. Ancak çok ciddiye almayın, fakat size fikir vermesi açısından paylaştım.

Trigon’ın çok daha yukarılarda kıyaslandığı Spectre’ye daha yakın olmamasının sebebi çok nadiren sahne alan ve gösterimi az olan bir karakter olmasıdır. Ancak potansiyeli ve itibarı daha fazlasını işaret etmektedir.


 

31. Phantom Stranger

Seviye: Bilinmiyor (türlü tahminler var)
Sınıf: Bilinmiyor (türlü tahminler var)

Phantom Stranger, New 52 döneminde radikal biçimde kökeni değiştirilen ancak ardından bu kökenin de yalan olduğu ortaya çıkan evrenin en gizemli varlıklarından biri. Sağlıklı olması açısından ağırlıklı olarak New 52 öncesini baz alıyoruz. Ama New 52 dönemindeki kaliteli gösterimlerini de tamamıyla unutmadık. Phantom Stranger olayların seyrini değiştirme izni yoktur o yüzden dövüşemez ya da seyir değiştirici güçlerini kullanamaz. Ancak buna rağmen bile DC Evrenindeki en güçlü mistik ve sihirli varlıklardan biridir.

Phantom Stranger için Spectre‘den bile eski ve ulu bir varlık olabileceği de söylenir ve Spectre’ye meydan okuyup da sağ çıkabilmiş nadir varlıklardandır. Ayrıca kalıcı bir biçimde öldürülemez her defasında yeniden doğar. Spectre’nin 9. Büyü Çağının sonunu getirdiği vakadan sonra hayatta kalmış olan nadir büyülü varlıklardandır. Vertigo‘daki Phantom Stranger yorumu ise onun düşmüş meleklerden biri olduğu yönünde idi bu da onun ululuğunun nereden geldiğini nispeten gösterebilen bir durum.

Ancak Phantom Stranger gerçek bir düşmüş melek gibi tarafsız davranmayı seçmiştir Ne tam olarak Lucifer ne de The Presence‘ın tarafındadır. Ancak güç seviyesinin Nabu ile Spectre arasında bir yerde olduğu açık ve nettir. Stranger ile son bir not The Presence’ın parçacığı olan The Voice (tanrının sesi) Spectre ile Stranger’ın kavgasını bölmek durumunda kalmıştır. İkisininde kozmik rolleri olduğunu, birbirini dengelediklerini ve birbirleri ile kavga etmeleri halinde bunun bedelini tüm kainatın ödeyeceğini söylemiştir. DC Tanrısının kendisi bunu diyorsa yapacak bir şey yok.

Fakat tam olarak potansiyeli tamamıyla belirsizliğini korumaktadır. O sebeple onu buralarda tutmanın adil olduğunu düşündüm ancak çok daha yukarılarda (Spectre ve Radiant ile beraber ya da en azından Tim Hunter‘ın sırasında) olabilecek biri diyebiliriz.


 

Evet 2. Bölümde böyleydi. İlk bölümde daha meta-human tipi karakterler yoğunken burada ise artık DC’nin kozmik ve mistik ağır toplarını görmeye başlıyor ve ağırlıklarını hissedebiliyoruz. Gelecek listeler için bizimle kalın. Umarım beğenmişsinizdir.

30-21 aralığını barından 3. Bölüme geçmek için tıklayınız.

Kaynaklar: DC Comics Yayınları, DC Wiki, Comicvine, Reddit RT Sayfaları
Derleyen: Utkan Aktaş

Yazıyı izin alınmadan vede orijinal linki paylaşılmadan üstlenenler hakkında hukuki yaptırım uygulanacaktır. Tüm hakları saklıdır. @kahramanbaykus.com

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin