Superman Hakkında Sürekli Yanlış Anlaşılanlar:

Superman belkide comics aleminin hatta bildiğimiz fantastik bilim-kurgu evrenlerinin en bilinen yüzü, şahsı. İlk ideal süper kahraman.

İlk uzaylımız, ilk uçanımız, büyü dışında çakmada olsa bilime dayalı ilk süper güçlere sahip karakterimiz. Superman tasarı olarak 1935, resmi olarak ise 1938 yılından beridir hayatlarımızda. Onsuz bir popüler kültür dünyası, çizgi roman alemi ya da kurgu dünyası düşünülemez.

Fakat ne enteresandır ki bunca ün, tanınırlık vede hayrana karşın, Superman belkide çizgi roman tarihinin en yanlış anlaşılan ve en yanlış tanınan figürüdür ve bu sebeptendir ki ülkemiz gençliği tarafından pekte sevilmez ( bu durum son Justice League filmi ile biraz değişse de .)

Sonuçta genç çizgi okuru dediğin, marjinal tipleri sevmeli değil mi ? marjinal tip dediğimizde günümüz tabiri ile “sempatik kötü adam” yada “anti-her şey” diyebileceğimiz karakterler. Jokerlar, Harleyler, Deadpoollar vs vs. Ancak bir iki filmde , iki afilli laf edip, bir iki etkileyici şaka yaptı diye hayranı olduğumuz bu isimler aslında kökenlerinde yani çizgi romanlarda bu kadar masum tipler değiller. İçlerinde tecavüzcüler, çocuk katilleri, şantajcılar, psikopatlar ve de pek çok diğer etik dışı suça bulaşmış karakterler mevcut.

Öte yandan Cem Yılmaz‘ın bir filminde dendiği gibi “sendekini sana koyma” maksadıyla yaratılmış, ve dışarıdan gelmiş bir gözlemci olarak sürekli bize insanlığın artılarını ve güzelliklerini hatırlatmaya ve de bize ait güzel olan ne varsa korumaya niyetli bu büyük mavi izciden bahsedildiğinde ne gibi tepkiler alıyoruz ?

Superman aşırı saçma ya, ayrıca çok güçlü o ne öyle” yada “kostümü saçma” ya da “gözlük takarak kimlik gizlemek mi hangi şaşkın okur ki bunu” yada “Superman de neymiş abi, Batman varken” gibi ve benzeri aşağılayıcı cümleler ile karşılaşıyoruz çoğu zaman.

Renklerin, güçlerin, ve de tanrısal ögelerin içerisinden gerçek mesajları çekip almayı bilemediğimizden, klasik mitolojik akımı kahramanların belkide son kalesi olan Superman’ i hor görüyor onun yerine çılgın kötülere ya da anti-her şey tiplere özendiriliyoruz.

Neyse fazla uzattık, nitekim bu yazı ve liste bir nebze de olsa Superman üzerinde yıllarca birike birike karakterin üstünde bir kabuk oluşmasına yol açmış tüm yanlış bilgi ve de anlaşılmaları gidermek amacı ile yayımlandı a dostlar.

Dilerseniz, başlayalım. 


1- AŞIRI GÜÇLÜ !

Evet Superman var olan süper-kahramanlar arasında en güçlülerinden biri ayrıca farklı çağlardaki farklı versiyonlarına bakıldıkça gücünün sınırları daha da genişliyor. Ancak güncel zamanda bizim dünyamızın koruyucusu olan Kal-El yani Superman sanıldığı kadar aşırı ya da ezici bir güç unsuru değil.

Superman 79 yıldır bu alemde ve de zamanla güçlenmesi kadar doğal bi şey yok ama buna rağmen Superman’in gümüş ve bronz çağlardaki absürt güç seviyesi Infinite Crisis sonrası dönemde önemli ölçüde düşürülmüştür. Ayrıca kendisi hiç bir zaman “yok edilemez” ya da “dokunulamaz” biri olarak lanse edilmedi.
Kriptonit kayacı, kendi ahlaki sınırları ve de büyü gibi pek çok farklı materyal ve durum ile Superman’i maniple etmek ve de ona zarar vermek mümkün kılındı.

Hem DC, hem Marvel evrenlerinden Superman’den çok daha absürt güçler ile donalı yüzlerce karakter bulunmakta ve bunların bazıları da kahramanlardır. Ancak onların hiç sözü edilmez. Misal Marvel’dan Sentry adam Superman’in sulugözlü, saykodelik rock grubu solisti görünümlü çakmasıdır. Ve de toplam tarihi topu topu 17 yıldır. 2000 yılında yaratıldı buna rağmen Sentry 2 tane (Void ve Deathseed) şeytani süper güçlü mod gösterdi, duygusal ve fiziksel tutarsızlıklar ile kafaları karıştırdı an geldi savaştan ağlayarak kaçtı an geldi milleti ortadan ikiye böldü an geldi Molecule Man gibi bir madde manipulatörünü kendi oyununda yendi.

Gücü Superman gibi güneşten mi yoksa Captain Atom ya da Quasar gibi madde manipulasyonundan mu geliyor net bir şey yok. Bu adam 17 yılda bu kadar çok saçmalığı ve bu kadar gücü sırf Supe çakması olarak kariyerine sığdırmış ise ve kimsenin bunla sorunu yoksa neden 79 yıllık Superman ile var ?

Bence Superman’in gücüyle ilgili bu kadar net ve mükemmel bir kontrolü ve bunu çok adil kullanması sanırım bazılarımızda bir kompleks bir kıskançlık yaratıyor.

Ha yine Superman’in çok güçlü olması ile alakalı ancak az önceki bakış tarzının tam tersi bir bakış tarzı var ve oda çok sağlıklı değil. Bir kesimin bakış açısı da şu “abi superman tanrı gibi bişi, çok güçlü, batman’in kafasına gezegen atsın abi, flash tutsun bacaklarını ayırsın, vs vs ” gibi bu sefer de gücünü kabullenen ama ondan daha canavarımsı şeyler görmek isteyenler de olabiliyor. Eh bu insanlara Superman’in karakterini, ahlaki sınırlarını, yaşama hakkına olan saygısını anlatmak zaten boşuna gibi bir şey oluyor… üzgünüz ama öyle.

Nitekim Superman hak ettiği vede lazım olduğu kadar güçlü olan buna karşında pek çok limiti vede zayıflığı olan gerçekçi bir süper kahraman diyebiliriz.


2- Bağdaştırılamaz bir Karakter !

Superman için pek çok profesyonel eleştiride buradan gelmektedir. Yani “Superman o kadar mükemmel,  o kadar güçlü ve o kadar ne istediğini bilen bir tiptir ki toplum kendisini onunla bağdaştıramaz bu da karakterin zayıf olduğunu gösterir” gibi bir görüşte vardır. Hatta eğlenceli ve sevdiği bir işi, güzel bir eşi ve harika bir ailesi olması da onu daha da bir dokunulmaz, ulaşılamaz yapmaktadır diye de çokça söylenegelir. Ancak tüm bunlar tamamıyla doğru değildir. Ve de her zaman olduğu gibi karakter ile okuyucu arasındaki bağdaşmanın anahtarı yazardadır, çizerdedir yani sanatçıdadır diyebiliriz.

Ve bunun örneğini bize  Watchmen efsanesini yaratmalarından bir sene önce bir başka mihenk taşını yaratan yazar Alan Moore ve çizer Dave Gibbons ikilisi gösteriyor. Evet bahsettiğimiz çizgi roman 1985 yılında bu ikilinin elinden çıkmış olan “Superman : For The Man Who Has Everything” (Superman: Her şeyi olan adam için)  adlı eserdir. Bu eserde Clark Kent‘in her şeye sahip olduğunu ancak Kal-El‘in bulunduğu çevreye yabancılaşmış ve de tamamen izole olmuş, başka yerden gelen bir göçmen olduğunu bize çok iyi yansıtmışlardır. Bir düşünün bir yerden bir yere göçtünüz diyelim. Gittiğiniz yerde yepyeni ve güzel bir yaşamınız olsa da her daim bir parçanız geldiğiniz yeri düşünür değil mi ? Bu çok insani bir duygu ve bu da bir kez daha gösteriyor ki Superman çok insani bir karakter ve bunun için atılan ilk adımlardan biri Alan Moore reisin bu eseri oluyor.   Nitekim sanatçı isterse, sanatçı iyiyse, sanatçı eserini oluşturma da özgür bırakılmışsa, bir bakmışsınız o ulaşılmaz Süper Adam size “yabancılaşma” fenomenini anlatmak için harika bir alegori olabiliyor. Nitekim neymiş. Superman’in okuyucu ile bağdaşmaması için hiç bir engel yok bu genellikle sanatçı ve takipçi arasındaki bir denkleme bağlı.


3- Superman Karanlık Yazılamaz !

Bu şikayet iki şekilde karşımıza çıkıyor;
Birincisi: “Superman karanlık bir şekilde yazılabilir ama bu iyi bir şey değildir, yapılmamalıdır” (Man of Steel filmi eleştrilerini düşünün)
İkincisi: “Superman karakteri karanlık şekilde yazılamamaktadır yani bu bir imkansızlık durumudur.

İki türlü de şikayetler yersizdir. Şahsen bende karanlık Superman’e pek gelemesem de (çünkü bi ton  karanlık kahraman alternatifimiz mevcut) bu yapılamadığı ya da yapılmadığı anlamına gelmez. Hele imkansız kesinlikle değildir. Çizgi Romanlarda bu pek çok kez işlendi ve başarı ile Superman’e yetişkin, karanlık içerik giydirildi ve çokta beğenilmiştir. Yine Alan Moore üstat üzerinden bir örnek verelim; Nasıl İnfinite Crisis sonrası karakterler değiştirildi ve buna binaen Frank Miller, comics tarihini değiştiren yeni Batman anlayışını “The Dark Knight Returns” ve “Batman: Year One” adlı iki büyük eser ile yarattı ise benzer bir işi başka bir efsane olan Alan Moore başka bir ikonik karakter olan Superman ile yaptı. Ancak Miller, Batman’i ilk Crisis sonrası ele alırken Moore, Crisis’e az kala Superman’i ele almıştır. Ve Gümüş Çağ Supermaninin kendi sonu ile yüzleştğini (mi acaba ?) bizlere aktaran harika bir mini seri yapmıştır 1986 yılında. Serinin adı ise “Whatever Happened to The Man of Tomorrow” idir. Alan Moore reyiz “For The Man Who has Everything” tek sayısının üzerinden daha bir yıl bile geçmeden başka bir efsane Superman içeriği yazmıştır burada da Superman’in ne kadar karanlık, ne kadar gerçekçi ve de gerilim ile yazılabileceğini kanıtlamıştır.

Nitekim olay yine sanatçı ve tüketici arasındaki buluşmaya bağlanıyor diyebiliriz.


4- Superman Öldür(e)mez !

Evet yapabilir hem de rahatça ve pek çok kere de yaptı. Esas Soru şu olmalı ; “Öldürmeli mi ?”

(aslında bu DC Comics’in ana kadro kahramanlarının hepsinde olan bir ahlaki koddur ve bugün DC Comics’i daha çok seviyorsam ana sebeplerinden biri budur) Yani bir karakterin öldürmeme kuralı olması neden sorun olur ? Ya da aksine öldürmeme kuralı varken zorda kalıp öldürmesi gerekmesi de aynı şekilde neden sorun olur. Tıpkı Man Of Steel filminde Zod’ın başına gelenler gibi. Ayrıca öldüren, despot bir Superman istiyorsanız tonlarca Alternatif Evren Supermanleri var.
Red Son Superman
Ultraman
Overman
Injustice Superman
Brutaal
Composite Superman
Cyborg Superman
Superboy Prime gibi  ve daha pek çokları seçeneğiniz var.

Yani en ideal süper kahraman ve en ideal vatandaş profili çizen birinin “öldürmeme” ve “yaşama hakkına saygı” gibi pek çoğumuzda olan çok basit bir etik kuralı bu kadar ciddiye alması neden bir sorun olsun ki ? Eğer bu sorun ise bu sorunu Superman’de değil kendinizde arayın. Öldüren kahraman isteyenler için Punisher,Deadpool, Wolverine gibi pek çok alternatif mevcut zaten.


5- Superman Ne Kadar Zeki ?

Bu soru, tüm comics ya da manga ya da video oyun ve benzeri seri olarak işlenen işlerde karşılaştığımız basit bir tavır yüzünden doğmuş bir sorudur. Bir karakterin belli bir özelliğini göze sokmak için öbür karakterin kini itin makatına sokmak diye tabir edebileceğimiz tavır yüzünden bugün Superman normal bir insan kadar zekiymiş gibi algılanmaktadır. Bir kaç popüler çizgi romanda Batman gibi elinde zeki ve kararlı olmaktan başka seçeneği olmayan karakterler ya da bazı süper kötüler Superman’i katakulliye getirdi diye Superman’in standart insan zekasında olduğunu sananlar ile dolu ortalık.

Öncelikle bir şeyi açıklığa kavuşturalım, bir batman fanı olarak söylüyorum bunu. Batman, Superman’e her ne yapabiliyorsa bunu Superman ona şans tanıdığı ya da  Superman’in zayıflıklarını ona karşı kullandığı için yapabiliyor. Başka bir açıklaması yok.

Bunu atlattığımıza göre konuya dönelim. Superman DC’nin süper zeki karakterlerinden biridir diyebiliriz. Ancak ahlaki sınırları, basitliğe olan düşkünlüğü ve de zeki adamı da Superman oynarsa Batman’e bir şey kalmayacağı için Superman zeki adam olarak resmedilmez. Ancak bu onun kendine ait şifreli bir dil yaratmasını, harika bir heykeltıraş, ressam ve de Fen Bilimleri uzmanı olmasını ayrıca da harika bir mekanik dahi olup Kalesinde onlarca farklı işleve sahip, silah, robot ve android olmasını engellemiyor. Ayrıca arayüz tasarımı yapmışlığı da var. Hazır bahsetmişken bir kaç dakika içinde akademik bir kütüphanede ki tüm tıbbi çalışmaları okuyup pek çok cerrahtan daha iyi bir cerrah olup ameliyata girmiştir (solda) Superman’in dehasını sorgulamak adına Grant Morrison‘ın All-Star Superman adlı serisini okumanız bu konu hakkında sizi aydınlatacaktır.


6- Varı Yoğu Lois Lane Mi ?

Evet bir dönem filmlerde ve tv şovlarında hatta çizgi romanlarda bile Lois Lane‘i fazla gözümüze soktular, Superman hep onun sözünü dinlermiş gibi ya da Lois Lane’den başka kadın sevmemiş, ilk gördüğüne tutulmuş bir köylü çocuğu (aslında Clark biraz öyle biri 😀 ) gibi resmedilse de aslında gerçek bundan farklı a dostlar.

Daily Planet’den Cat Grant, Smallville yani memleketinden gençlik aşkı Lana Lang, süper kahraman meslek taşı Wonder Woman gibi başka kadınlar da bu çiftlik çocuğunun cazibesine kendilerini kaptırmışlardır. Ve bunlar taraflardan birinin diğerine olan ilgisini alenen söylediği ve birlikte olduğu şahıslar. Platoniklere hiç girmiyoruz.

Ayrıca sadakat ne zamandan beridir kötü bir şey oldu ?


7- Superman sadece başka bir Amerikan Propagandası !

Aslında Superman siyasi bir sembolden ziyade dini bir semboldür bu sebeple bir ülkesi olması gerekmez. Sembolize ettiği dinin çoğu parasını yatırdığı ülkenin Amerika olması ve de bir amerikan çizgi roman firmasında yaratılması ve de milli değerlerin tavan yaptığı 2. Dünya Savaşı dönemi kahramanlarından biri olması onu yaratıldığı ilk yıllarda bir propaganda amacı yapsa da Superman aslında 2 yahudi genç tarafından yaratılmıştır (Joe Shuster ve Jerry Siegel. Ve bu gençlerden birinin babası silahla vurularak öldürüldüğü için (Jerry Siegel’in babası) kendisi kurşun geçirmeyen bir kahraman yaratmış ve ardına da kendi dini motiflerini yerleştirmiştir.  (Hazreti Musa  annesi tarafından nehre bırakılıp aslında doğduğu yerden farklı bir yerde öz anne ve babası yerine üvey anne ve baba tarafından yetiştirilmiştir. Tanıdık geldi mi ?) Böylece babasının kurşunla ölmeyen kahraman versiyonunu yaratmıştır. Ha bu demek değildir ki Superman bir yahudi propagandası , bir miti olabilir ya da esinlenmeler olabilir ancak ne comics de böyle bir kimliği var ne de bununla sık sık anılan biri değil. Ama siyasi ya da felsefi bir kişilikten çok dini ve mistik bir tutumu var diyebiliriz.

Amerikan vatandaşlığından ayrıldığını bildirdiğinde !

Nitekim savaşlar baş göstermediği ve de Amerika’nın propagandaya ihtiyaç duymadığı müddetçe Superman, dünya dışından gelen bir bilim-kurgu kahramanı olarak yazılmıştır. Kaptan Amerika gibi ikinci dünya savaşından 70 yıl sonra bile hala bayrağa sarılı halde gezen biri değildir.

Hatta Action Comics dergisinin 900. sayısında Amerika’nın dış politikalarını beğenmemesi ve bunlarla ilişkilendirilmek istememesi üzerine amerikan vatandaşlığından geçici süreliğine çıkmışlığı bile vardır.

Nitekim evet Altın Çağ(İkinci Dünya Savaşı dönemi), Gümüş Çağ (Kore ve Vietnam Savaşları Dönemi) ve Bronz Çağ (soğuk savaş dönemi) zamanları böyle bir unsur geçerliydi ancak seksenli yıllardan beridir bu çok doğru bir iddia değil.


8- Dünyanın Tüm Sorunlarını Çözebilecek iken Neden Yapmıyor ?

Bunun bir kaç açıklaması var.

a- Bu ana akım çizgi roman endüstrisinin sonu demek.
b- Superman’in bunu yapması için tüm dünya hükümetlerinin ve de kartellerinin üzerinde bir otoriteye dönüşmesi demek. Bu da Superman’in önderliğinde ütopik bir diktatörlük demek. Superman’in asla çizgisini aşmayacağının tanrılık taslamayacağının, asla bozunmayacağının , kontrol edilmeyeceğinin sadece ve sadece hükümetleri, politikayı , tarikatları ve kartelleri ortadan kaldırıp ya da kendisine biat etmelerini sağlayıp dünya sorunlarını çözmeye çalışacağının garantisini kim verebiliyor ?
c- Superman, DC evreninin tek karakteri değil, böyle bir şeyi başarmasına izin verecekler mi, zaman tanıyacaklar mı. Meslektaşları ne diyecek, Düşmanları ne düşünecek, Dünya dışı kuvvetler ve güçler nasıl karşılayacak ?

d- Superman dediğimiz gibi dini bir karakter ve kendisi de dine ve insan potansiyeline inanan biri. Yani mukadderat ve kader inancı var. Onun için bu işe girişmek tanrının yoluna çıkmak demek oluyor.
e- Superman ölümsüz değil, ona bir şey olursa ya da zamanı dolar ve ölürse ne olacak ? Atatürk öldükten sonrası Türkiye’si size bir cevap olacaktır.

f- Superman diğer süper ırkların, biz insanlardan öğrenecek çok şeyi olduğuna inanan, hümanist biri. Çok az becerimize ve de hatalarımıza rağmen nasıl adapte olduğumuza ve de hayatta kaldığımıza bunu yaparken de bir yandan ürettiğimiz sanat ve bilim unsurlarına hayranlıkla bakan bir büyük abi figürü Superman. Abiniz sizin her probleminizi çözse size iş bırakmasa siz kendinizi nasıl tamamlayabilirsiniz ? Ya da abiniz ortalıkta olmayınca ne yapacağınızı nasıl bilebilirsiniz.

Superman’ de biliyor ki insanın evrimine ve gelişimine müdahale ederse pek çok kayıp ve çatışma uğruna bir kaç yüz yıllık bir ütopya yaratabilir .. Ama ya sonra ? Nitekim o da istiyor ki, ben burada size bir örneğim benim peşimden gelin.

Onun haricinde susuzluk çeken yerde yeri delip o bölgeye su götürme, açlık çekenlere yemek ulaştırma gibi pek çok ufak tefek şeyi defalarca çizgi romanlarda yaptığını gördüğümüz birisi. Ama bunun üzerinde yapması gereken her eylem yukarıda saydığımız maddelerden birine takılacaktır.

Superman bir tanrı değil ve olmak da hiç bir zaman istemedi.


9- Superman’in gizli kimliğini koruyan tek şey bir gözlük mü ?

Superman ile ilgili en eski geyiklerden biri.

Abi saçını tarayıp, gözlük taktı diye şimdi bunu kimse tanımıyor mu yani ? “. Bu algının ne kadar yanlış olduğuna dair açıklamama başlamadan önce size ilginç bir deney ve o deneyin sonucunu aktarayım.

DC Sinematik Evreninde Superman’i canlandıran aktör Henry Cavill, bu Superman’in gizli kimliğinin ortaya çıkmaması fenomenini test etmek adına bir deney yapıyor. Yüzünün tanınabilmesi için gözlük ve şapka takmıyor ve de insanların algıda seçiciliğini artırmak adına üstüne Superman tişörtü giyiyor ve yeterli gözlemci sayısı sağlamak adına New York‘un ünlü ve son derece kalabalık Times Square yani Times Meydanı’nda sağdan sola dolanmaya başlıyor ve onlarca dakika harcıyor. Etrafta da bilboard panolarında Superman logoları dönüyor. Böyle bir ortam da bile sadece iki kişi onunla konuşuyor ve ikisi de adres sorusu için yapılan konuşmalar. Henry abi bir kahve dükkanına bile giriyor ama orada da durum değişmiyor.

Kimse onu tanımıyor. Nitekim psikolojik olarak Metropolis ve Dünya halkı için Superman göklerden gelen bir ilah o sebeple kimse aralarında yaşadığına ihtimal bile vermiyor. Ve de sonuçta insan insana benzer mottosu ile de kimse benzerlikleri dikkate almıyor. Bu benzeri deneyler “algıda seçicilik” ve “farkındalık” konularındaki çalışmalar için yıllarca yapılmış ve sonuçlar aşağı yukarı böyle.

Nitekim Clark gözlük takmasa bile sivil kıyafetlerde iken tanınmama olasılığı bilimsel olarak oldukça yüksek, bunu atlattığımıza göre şimdi Superman’in kimliğini saklamasındaki ustalığına gelelim.

a- Clark Kent ve Superman farklı ses tonları, ses mimik ve tepkilerine sahiplerdir ayrıca aksanı da farklıdır.
b- Clark Kent’in gözlükleri derecesiz değil derecelidir ve Superman göz merceğini değiştirerek o gözlüğün yan etkilerine maruz kalmaz ancak gözlüğü başkası denedğinde Clark’ın ileri seviye de görme sorunu olan biri olduğunu anlayabilir. Ayrıca göz rengini de değiştirir.
c- Clark Kent ve Superman aynı boyda değillerdir. Clark Kent iken omurga yapısını değiştirir Superman
d- Clark ve Superman tamamen farklı vücut dili setlerine sahip iki farklı insandır.

Nitekim az önce dediğimiz gibi insanlar üzerinde Superman tişörtü olan ve tamamıyla Superman görünümüne sahip sivil Superman’i bile tanımıyorsa. Nasıl tüm bu ayrıntıları düşünen Clark’ı tanıyabilirler ki ? Lütfen artık bu geyiğin peşini bırakın çünkü hem Superman’in aldığı sonuç olarak hemde bilimsel olarak tanıdığınız pek çok maskeli kahramanın gizliliğinden çok çok daha başarılı bir iş çıkartmaktadır.


Son Söz:

Bir dahaki sefere Superman ya da çizgi roman haterı bir arkadaşınız “hüeeh çok saçma la bu superman” dediğinde onları bu 9 hatalı argümana bizim tarafımızdan yazılmış bu cevaplarla hadlerini bildirebilir ve de en ideal ve ilk süper kahraman Superman’in sandıklarından çok daha harika olduğunu onların yüzlerine vurabilirsiniz.  Bizden bu kadar umarım yazıyı beğenmişsinizdir. Bu metnin videosunu da yapmayı düşünüyoruz yaparsak bu makalenin altına yerleştiririz. Şimdilik iyi günler. 

Makale Konsepti : Whatculture
Derleyen ve Hazırlayan: Utkan Aktaş

2 YORUMLAR

  1. Çok güzel anlatmışsn kardeş başarılarn devamını dilerim ve bizim bu konuyu yani Süpermeni bizim topluma yada bilmeyenlere anlatmak zor sürekli tek kafa ve düşüncelerdeler bildiklerini okuyup yanlış bilgiyle böyle bir çok karakteri milletten soğutuyorlar.. 🙁

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin