Hep kurgusal karakterleri ya da serileri tanıtmayacağız ya, biraz da sanatçılara bakalım dedik ve buna Frank Miller ile başlıyoruz

-Frank Miller Tanıtımı-

1957 yılında doğmuş olan Amerikalı yazar, çizer, prodüktör,editör, senarist, yönetmen Frank Miller’ın tanıtımına hoş geldiniz.

Frank Miller, çocukluk yıllarında çizgi-roman fanları olan yakınları ve arkadaşları içerisinde büyüyen, garip ve uyumsuz biri olarak rivayet edilir. Daha sonra o ortamı ve çizgi-roman okumayı bırakır. Ancak gençlik yıllarında da çokca korku-gerilim vede siyas türlerdei roman okur, film izler. Ve bunun izlenimleri gelecekteki eserlerinden çıktığı düşünülegelir.


İlk Zamanlar : Wolverine ve Daredevil

Frank Miller Çizimi 80s Wolverine

Yazar ve çizer olarak yeteneğini 1977 yılında “Twilight Zone” adlı çizgi roman dergisinde yazdı. Daha sonra 1979 yılında Marvel‘ın önemli karakterlerinden “Daredevil” de çalışmaya başladı. İlk baş hem olumlu hemde olumsuz pek çok eleştri alsada onun sıradışı tarzına alışıldıktan sonra pek çok kesim tarafından “Daredevil’i adam eden kişi” olarak bilindi. Ayrıca Daredevil’in “Catwoman” ı olacak olan “Elektra” karakterini de bizzat Miller yaratmıştır.  

1981-82 yılları arası Daredevil’a devam etti. Ve bu seri ile Miller’ın ünü daha da arttı. 1982yılının devamında ise “Wolverine“in bugünkü halini ve popülaritesini borçlu olduğu duruşu kazanmasına çok yardım eden bir seri hazırlamıştır.  

Ronin adlı eserinden bir sahne. Miller’dan beklenmeyecek kadar engin ve aydınlık bir kare.

1983-1984 sezonunda ise DC Comics adına one shot eseri olan “Ronin” çizgi romanını yayımladı. Bu hem senaryo, hem sunum hemde çizim olarak üstlenip de bu kadar ses getiren belkide ilk işi olmuştu “Lone Wolf and Cub” adlı efsane çizgi-roman manga karışımından etkilendiğini söylemiştir hatta öyle ki “Lone Wolf and Cub ” serisinin Amerika basınları için düzenlenmiş versiyonlarının kapak sunumlarını Miller yapmıştı.

Daredevil: Born Again

1986’da “Daredevil: Born Again” ile muazzam bir iş çıkarttı çizer olarak ise bir sene sonra “Batman: Year One” projesinde de beraber çalışacağı David Mazzuchelli ile çalıştı. Hatta 2003 yılındaki “Daredevil” filminin senaryosunun çoğunu gene Miller yazdı.


1986 Frank Miller Efsaneyi Yarattı: The Dark Knight Returns

TDKR Efsane Kapakları

1986 yılında ayrıca dünya çizgi roman tarihinin hala en çok satan serilerden biri olan epik ve de kült çizgi-roman “Batman: The Dark Knight Returns” mini serisini (graphic novel) yayımlar. Serinin yazarı, çizeri ve prodüktörü idi. Batman imajını yeni baştan düzenledi daha sağlamlaştırdı. Karanlık noir tarzıyla emeklilik sonrası ilerlemiş yaşında bile yaptığı işten ve alt benliğinden vazgeçemeyen bu uğurda da Amerika Başkanından, Superman’e, Mutant Liderinden, Joker’e kadar kimseyi dinlemeyen daha karanlık ama batman kimiliği ile daha barışık ve daha az toleranslı bir Batman’i yansıttı okuyucuya ve burada kullandığı panelleme, balonlama ve anlatım teknikleri alanında sektörün mihenk taşlarından oldu..Gelecek yıllardaki Batman’in kostümünün değişmesine sebep oldu. Batman son 30 yıldaki kimliğini oturtan 4-5 mühim seriden ikisini yazdı ve bunlardan biri, yani ilki de “TDKR” yani “The Dark Knight Returns” idi.

Öyleki bu seri, sinema, edebiyat, internet ve comics sektöründe pek çok yapıma ilham kaynağı oldu. Misal Chrstopher Nolan‘ın Batman üçlemesinin son ayağı Batman: Knightfall ve Batman: TDKR eserlerinin birleşimi idi. Keza 2016 yılında vizyona girip büyük tartışma yaratmış ” Batman V Superman: Dawn of Justice” filminde de “Batman: TDKR” atmosferi ve kondisyonları baz alındı.

2011 ve 2012 yıllarında 2 part olmak üzere çok beğenilen bir animasyon film serisi de var, serinin ve Miller bu yapımlara danışmanlık yaptı.

1987 yılında başka bir kült Batman klasiği olan “Batman: Year One” geldi. Bir başka efsane iş “Daredevil: Born Again” serisinde beraber çalıştığı artist David Mazzuchelli ile çalıştı. David, Miller’ın gri ve noir tarzına uygun tutuyordu çizim ve sanat çalışmalarını ancak daha modern ve pazarlanabilir bir yaklaşım ile işte bu kombine tam, DC Comics’de “Crisis on Infinite Earths” vakası sonrası pek çok karakterin köken hikayeleri, kostümleri, evrenleri değişiyor ve DC Comics çizgi-romanın gümüş ve bronz çağların etkisinden sıyrılıyordu. İşte bu noktada Batman’e daha karanlık ve daha detaylı bir alt yapı getirildi bu da Frank Miller’ın elinden oldu.  Batman: Year One eserinin 2011 yılında animasyon filmi yapıldı ve buna da danışmanlık yaptı.


Doksanlar – İkibinler ve Sinema:

Sin City’deki unutulmayan Frank Miller illüstrasyonlarından biri daha

1990’ların başında “Sin City” serisi ile bir kez daha karanlık, siyah-beyaz ve şiddetli tarzıyla sektöre damga vurdu. Orijinal eserin hem çizeri hemde yazarı olarak Sin City’nin iki filminde de yardımcı yönetmenlik yaptı. 1993 yılında ise Daredevil’a ikinci bir köken hikayesi yorumu ile geri döndü ve bir başka çok sevilen eser olan “Daredevil: The Man Without Fear” adlı mini seriyi yazdı. Bu seride Daredevil ve Elektra ilişkisine oldukça cüretkar ve de ofansif bir biçimde yaklaştı ve de Daredevil’a çok daha ironik bir köken hikayesi hazırladı.  1990’ların sonuna doğru, tarihte yaşanan gerçek bir olaydan esinlenip Miller tarafından tekrar yorumlanan “300” geldi. Bunun filmlerinin de yapımcılığı üstlendi. Ayrıca bu çizgi-romanda çalıştığı artist Lynn Varley ile evlendi.

300

2000li yıllarda ise Batman: The Dark Knight Strikes Again ve (bir çeşit hayal kırıklığı diyenler de oldu sevenler de), All-Star: Batman and Robin serisini (artist Jim Lee ile beraber) yazdı. İki seri de eleştirmenlerin bombardımanına tutulsa da bazı hardcore fanlar tarafından da birer klasik olarak değer biçildiler.

Batman vede Çizgi Roman tarihinin en tartışmalı sahnelerinden biri. All-Star Batman and Robin serisinden. Çizer: Jim Lee / Yazar: Frank Miller
Frank Miller’ın Robocop çizimi ve kapağı

The Spirit filminin’de yönetmenliğini yaptı (2008).

2013 yılında ki The Wolverine filmi ise 1982 ‘de onun yaptığı mini seriden esinlenilmişti.  Zira Wolverine ve Daredevil karakterlerini baştan yaratıp bugün ki kimliklerini kazandırması ile de meşhurdur demiştik.

Ayrıca kendisi Robocop 2 ve Robocop 3 filmlerinin de senaristidir. Daha sonra bu senaryodan çıkan çizgi-roman serisinin de hem yazarı (obvious) hem de çizeri olmuştur.

Frank Miller’ın son saygı duruşu olarak gelen ancak gelen olumlu tepkiler üzerine devam etmeyi düşündüğü iş ise “The Dark Knight” ikilemesine gelen 3. seri “Dark Knight III: Master Race” oldu. Çizimlerde değişmeli olarak Andy Kubert ve Klaus Janson çalışmıştır. The Dark Knight efsanesinin başlamasının 30. yıl dönümü olması sebebi ile bu serinin önemi daha da büyümüştür ve de artık çizemeyecek kadar yorgun düşmüş Frank Usta’ya saygı babında dünyanın dört bir yanından ünlü profesyonel ve de amatör çizerler yüzlerce alternatif kapak (variant cover) tasarımları yapmış ve seçmelere girmişlerdir sonra bu kapaklardan sergi bile açıldı DC Comics tarafından. Konu olarak ise bu mini seride Batman ve Superman akıbeti ve başlarına ne geldiği belirsiz iki süper kahraman. Son olaylardan bu yana Superman’in bir kızı Lara büyümüştür ve Batman ise ölümle burun buruna gelmiştir ve Carrie ona yardım etmektedir. Fakat bunlara rağmen dünyayı tehdit etmeye hazırlanan yeni yobaz kriptonlu ordusuna karşı eski dostlar ne yapabilecekler ? Bu iki karakterin macerası gibi gözükse de aslında Ray Palmer yani Atom, Wonder Woman ve Hal Jordan gibi karakterlere dair ve onların bu alternatif evrendeki kişilik ve tutumlarına dair de çok doyurucu bir eser denilebilir. Bir TDKR değil ama TDKSA’nin ayıbını temizlediği kesin diyebiliriz.

DKIII: Master Race Tanıtım Resmi

 


Son Söz:

Tabi tüm eserleri ve çalışmaları bunlar değil biz sadece en ön planda olanlardan bahsettik. Tüm eser ve çalışmalarının dökümünü şu an yeknik çalışmalar sebebiyle faal olmayan kendi internet sitesi www.frankmillerink.com adresinden ya da DC ve Marvel resmi web sitelerindeki Frank Miller sayfalarından edinebilirsiniz. Wikipedia ise bilmesini girene açık bir halde maalesef.

Başka bir efsane Stan Lee ile yan yana Miller. Ondan çok daha genç olmasına rağmen hali ortada

Başka bir comics efsanesi Alan Moore tarafından hiç sevilmeyen ve de belli başlı otoritelerce sapkın olarak görülen biri olmasına rağmen Frank Miller’ın sektördeki yerini ve de katkılarını yadsımak imkansız diyebiliriz. Şu sıralar 60 yaşında olmasına rağmen 60 küsür, 70 küsür yaşlarında görünmektedir. Zira kendisi tam tanısı ve ismi bilinmeyen (yani duyurulmayan) bir hastalıkla(tahminen kanser) ile boğuşmaktadır. Onun adına acil şifalar diliyoruz. Buradan bir kez daha emektar sanatçıya selam çakıyor ve çalışmalarının devamının gelmesini umuyoruz.

Yazıyı lütfen orjinal link ve yazar adı paylaşılmadan paylaşmayınz Zira tüm hakları ortam sağlayıcı @kahramanbaykus.com ve derleyen Utkan Aktaş’a aittir.

 

Kaynaklar: DC Wikia, Marvel Wikia, Frank Miller biyografileri ve çeşitli yayınlar

 

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin