Son yıllarda başta Naruto olmak üzere Bleach, Fairy Tail, Kuroko no Basuke ve hatta Toriko gibi pek çok popüler shounen manganın bitişiyle birlikte artık manga dünyasında shounen türü açısından yeni bir döneme girmeye başladık. Sektörü hala One Piece, Shingeki no Kyojin ve yayımlandığında Hunter x Hunter domine etse de artık 2010 öncesi yayım hayatına başlamış mangalar kalmadı. Yavaş yavaş Boku no Hero Academia, Haikyuu, Nanatsu no Taizai ve Shokugeki no Souma gibi serilerin popüler olduğu 2010’lu yıllarında sonuna yaklaşmaya başladık. Bende bu yazıda son 3 yılda yayın hayatına başlamış daha çiçeği burnunda olan göz atmaya değecek gelecek vadeden 12 seriyi artılarıyla eksileriyle sizin için sıraladım.


Enen no Shouboutai

Başlama Tarihi: 23 Eylül 2015
Türler: Aksiyon, Bilim Kurgu, Shounen
Mangaka: Atsushi Ōkubo
Dergi: Shounen Magazine
Myanimelist Puanı: 7.32
Enen no Shouboutai, Soul Eater serisinin mangakası Atsushi Ōkubo’nun yeni serisi. Okubo sensei bu sefer aylık olarak yayınlamak yerine haftalık düzene geçmeyi seçmiş. Çizimler haftalık bir seri için harika bir stile sahip şehir ve binalar gibi arka planlar oldukça detaylı keza dövüş sahneleri de oldukça akıcı ve anlaşılır. Hikaye insanların durduk yere yanmaya başlayıp iblise dönüştükleri bir evrende geçiyor. Bu evrende de insanlar özel itfaiye birlikleri kurup bu felaketlere karşı savaşıyorlar. Ana karakterimiz Shinra geçmişindeki şüpheli trajedi yüzünden itfaiyeci olamaya karar vermiş 3. nesil ateş kullanıcısı. Karakterlerin yetenekleri ana hat olarak 1, 2 ve 3 olmak üzere nesillere ayrılmış. İşin ilginç tarafı neredeyse hemen herkesin ateş gücü olmasına rağmen karakter güçleri oldukça çeşitli. Hikayedeki çok az miktarda siyasi sürtüşme ve gizem sayesinde düz tahmin edilebilir bir seri olmaktan kurtulmuş diyebilirim. Sevilebilir karakterler ve onların etrafında hoş bir mizah var. Tabi bu kadar övmeme rağmen klasik shonen sahnelerinin olduğunu da eklemem gerek. Ancak Enen no Shouboutai eğer çizgisini bozmaz ise yeni nesil battle shonenler arasında üst sıralara oynayacak kalitede bir eser.


Yakusoku no Neverland

Başlama Tarihi: 1 Ağustos 2016
Türler: Gizem, Korku, Bilim Kurgu, Shounen
Mangaka: Kaiu Shirai(Hikaye), Posuka Demizu(Çizim)
Dergi: Shonen Jump
Myanimelist Puanı: 8.61
Bu serinin hikayesinden takip etmeyenlerin zevkinin kaçmaması için bahsetmeyeceğim. Sadece özel yetimlerin bulunduğu bir yetimhane de geçtiğini söyleyebilirim. Ana karakterlerimiz de bu yetimhanedeki en zeki 3 çocuk olan Emma, Norman ve Ray. Manganın dünyasında ise genel olarak bir distopya hakimmiş gibi duruyor. Hikaye oldukça hızlı bir tempoda ilerliyor her bir sayıda ortaya yeni gelişmeler çıkıyor. İnsanlar tarafından Neverland shonen jump dergisin de Naruto’nun bitmesi yüzünden oluşan boşluğa oturması için en büyük aday olarak gösteriliyor. Buna katılıyor muyum? yaaani  daha animesi bile olmamasına karşın harika bir satış istatistiğine sahip olması bu düşünceyi doğru gösteriyor. 100. sayılara ulaşana kadar beklemek lazım ama Neverland içinde Shingeki no Kyojin’in ilk ortaya çıktığı zamankine benzer bir potansiyel barındırıyor. İyi bir animeyle büyük ihtimal Death Note ve Shingeki gibi popüler serilerin yanına oturacaktır. Çizimlere gelirsek Posuka Demizu fena bir iş çıkarmamış karakterler birbirlerini andırmıyor. Neverland ile ilgli duyduğum tek kaygı ise shonen jumpta yayınlandığı için editörler tarafından kötü etkilenme olasılığı. Bunun dışında eğer yeni bir seri arıyorsanız bir bakmanız gereken ilk manga.


Vanitas no Carte

Başlama Tarihi: 22 Aralık 2015
Türler: Fantezi, Tarih, Vampir, Doğaüstü, Shounen
Mangaka: Jun Mochizuki
Dergi: Gangan Joker
Myanimelist Puanı: 8.46
Vanitas no Carte bütün bu 12 manga arasında en sevdiğim seri. Serinin yaratıcısı Jun Mochizuki sensei kendisi zaten Pandora Hearts ile rüşdünü manga camiasına ispatlamış bir mangaka. Hikaye daha ilk bölümden biraz yorucu tabii bunu çok büyük bir eksi olarak söylemiyorum ama hikayenin nasıl başlayıp nereye gittiğini ilk başta anlamıyoruz ancak bir kaç bölüme bu kafa karışıklığı ortadan kalkmaya başlıyor. Hikaye vampirlerin ve insanların olduğu steampunk viktoryan dönemde geçiyor. Ana karakterlerimiz vampirler arasında bile özel bir türe mensup olan Noe ve özel büyülü bir kitaba sahip olan anti-kahramanımız insan Vanitas. Vanitas diğer shounenlerin klasik ana karakterlerinden farklı olarak yapacakları önceden tahmin edilemez bir karakter. Bunda geçmişini pek bilmememiz ve anti kahraman gibi davranması etkili. Tabi bu durumun artısı olduğu gibi eksisi olarak da okuyucu ana karakterler ile kendini ilişkilendirilmiyor bu görevi Allahtan diğer ana karakterimiz Noe sevilesi kişiliği ile üstlenebiliyor. Çizimlere gelirsek Jun Mochizuki kendi stiliyle kesinlikle 10 üzerinden 10’luk bir iş çıkarmış dönem mimarisi ve giyilen kıyafetler detaylar tek kelime ile enfes ancak insan Jun Mochizuki’nin yaptığı renkli çizimleri görünce keşke tüm manga renkli olsa diye içinden geçirmiyor değil. Genel olarak, ilginç bir manga, her ne kadar bir kanıya varmak için erken olsa da. Kesinlikle bir göz atılmalı. Hikaye hızlı ilerliyor bu yüzden okuması oldukça heyecan verici. Hikaye unsurları ilginç bir hikayeye yol açma potansiyeline sahip. Karakterler büyüleyici güzellikte. Pandora Hearst sevenler içinde kesinlikle bakılması gereken bir eser.


Fumetsu no Anata e

Başlama Tarihi: 9 Kasım 2016
Türler: Dram, Doğaüstü, Shounen
Mangaka: Yoshitoki Ooima
Dergi: Shounen Magazine
Myanimelist Puanı: 8.39
Yoshitoki Ooima adlı genç sayılabilecek bir mangaka’nın yeni serisi. Okuyanlar tarafından genel olarak hep beğeni kazandı. Hikaye Kyû adlı nereden geldiği bilinmeyip dünyaya inen şekilsiz ve ölümsüz bir varlığın temasa geçtiği varlıkların vücutlarını ve iç güdülerini alabilmesi etrafında dönüyor. İlk olarak kaya sonra yosun ve ardından kutup kurdu olarak devam ediyor. Yani  ana karakterimiz aslında başlangıçta boş bir tuval hayvanları ve insanları kopyalasa da başlangıçta yeni doğmuş bir çocuk zekasına sahip. Bizde bu boş tuvalin başından geçen yolculuğu ve etkileşime geçtiği canlılar tarafından boyanmasını takip ediyoruz. Fumetsu eğer iyi yazılmaya devam ederse mistisizm ve varoluşçuluk üzerine yazılmış çok iyi bir eser olma potansiyeli taşıyor. Çizimlerine gelirsek güzel bir stili olsa da çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim ancak benim acizane görüşüm Fumetsu no Anata e bu yazıdaki en özel ve en farklı yapım.


Tensei shitara Slime Datta Ken

Başlama Tarihi: 26 Mart 2015
Türler: Fantezi, Shounen
Mangaka: Fuse(Hikaye), Taiki Kawakami(Çizim)
Dergi: Shounen Sirius
Myanimelist Puanı: 8.30
Son dönemde isekai serilerinin istilasından sadece animeler nasibini almadı mangalar da kendi paylarını aldılar. Tensei shitara Slime Datta Ken aslı bir light novel olup Taiki Kawakami’nin tatminkar çizimleriyle mangaya uyarlanmış bir hikaye. Hikayeden bahsetmek gerekirse sokakta bıçaklanma sonucu olan ölümünün ardından başka bir dünyada yeniden doğan ana karakterimiz(isekai bu oluyor) yeni fantezi dünyasında bir Slime olarak reenkarne oluyor. Emdiği yediği veya absorbe ettiği nesnelere dönüşüp büyü güçlerini ve yeteneklerini kendine dahil etme yeteneği olan Predator‘a sahip olan kahramanımız kendisinin reenkarne olduğu mağaradan çıkmak için mağaraya mühürlü Fırtına Ejderhası Verudora ile anlaşıp Verudora’yı ve Verudora’nın benliğini kendi içine absorbe ediyor. Böylece inanılmaz büyü gücüne ulaşan overpower Slime’ımız dış dünya’ya çıkıp kendine bir ülke kurma yoluna baş koyuyor. Rimuru Tempest isimli slime başlangıçta bir goblin köyü olarak başlattığı ülkesini büyütmek için her ırktan gelenleri buyruğu altına alıp yardıma muhtaç güçsüz varlıkların dileklerini yerine getiren bir kahramana dönüşüyor. Bütün isekai serileri gibi okuyana pek bir şey katmasa da takip etmenin epey eğlenceli olduğu bir manga Tensei shitara Slime Datta Ken.


Beastars

Başlama Tarihi: 8 Eylül 2016
Türler: Dram, Shounen, Slice of Life, Psikoloji
Mangaka: Paru Itagaki
Dergi: Shounen Champion
Myanimelist Puanı: 8.20
Beastars aynı yıl kendisi ile aynı yıl piyasaya sürülen Zootopia filmini biraz andırıyor. Hikaye insansı hayvanların yaşadığı bir dünyada yırtıcılar ve otoburlar arası gerilimin olduğu bir ortamda ana karakterimiz kurt Legoshi’nin gittiği lisede geçiyor. İşin ilginci tarafı karakterlerimizin tamamının hayvan olmasına rağmen pek çok lise anime ve mangasından daha insansı hissettiriyorlar. Aralarında bazı farklılıklar olsa da Zootopia’nın daha karanlık yetişkinlere yönelik versiyonu diyebiliriz Beastars için. Ayrımcılık ve kültürel farklılıklar bazen korkunç bir yöntemle olsa da oldukça çarpıcı şekilde verilmiş. Beastars çok etkileyici çizimlere sahip olmasa da çok iyi bir dram mangası kesinlikle bir göz atın. Bu arada bilmiyorum ama Art Spiegelman’ın Maus A Survivor’s Tale grafik romanın etkisiyle sanırım hayvanları insanların yerine koyma tekniği duyguları aktarma konusunda eseri daha başarılı kılıyor.


Black Torch

Başlama Tarihi: 31 Aralık 2016
Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Shounen
Mangaka: Tsuyoshi Takagi
Dergi: Jump SQ
Myanimelist Puanı: 7.52
Black Torch daha önce duymadığım bir mangaka olan Tsuyoshi Takagi’nin aylık olarak yayınlanan yeni serisi. Mangakamızın göze aşırı hoş gelen bir çizim tarzı var özellikle aksiyon sahneleri ayrı bir güzel. Bu manga size Bleach ve birazcık Naruto hissiyatı verebilir etkilenmeler var  gibi duruyor. Klasik bir ana karakter kadrosuna sahip dikkatsiz umursamaz esas oğlan ve sessiz dahi olarak görülen önemli bir aile mensubu oğlan vs… Serinin en güzel yanı ana karakterimiz için hem bir mentor hemde güç kaynağı görevi gören Ragou adlı karizmatik kedi abimiz. Japon ve Hint efsanelerinden esinlenmelerde gördüğümüz bu serinin takibi aylık olmasının avantajıyla oldukça rahat ve daha 7 8 bölümü yayınlandı.


Black Clover

Başlama Tarihi: 16 Şubat 2015
Türler: Aksiyon, Fantezi, Büyü, Komedi, Shounen
Mangaka: Yuuki Tabata
Dergi: Shounen Jump
Myanimelist Puanı: 7.55
Black Clover büyük ihtimal ile bu listedeki en popüler manga. Jump dergisinin Boku no Hero Academia ile beraber en iddialı klasik battle shonen temsilcisi. Satışlarda ve popülerlikte dergi içerisinde her zaman ilk beşe oynuyor. Mangaka Yuuki Tabata’yı bir kaç one shot’ı ve Hungry Joker adlı 2-3 ciltlik mangası ile tanıyoruz kendisi çizim konusunda haftalık bir seri için kabul edilebilir iş çıkarıyor. Serinin adını ilk defa duyduğum dönemlerde herkeste olduğu gibi bende Fairy Tail ve Naruto esinlenmeleri gördüğüm için biraz mesafeli davranmıştım. Ancak okumaya başlayınca ön yargının anlamsız olduğunu anladım. Klasik bir büyücülük hikayesi olsa da eğer Naruto ve Fairy Tail boşluğu çekiyorsanız Black Clover eğlenceli karakterleri güzel aksiyon sahneleri ile bakmanız gereken ilk seri diyebilirim. Ancak şunu da söylemem gerekli ki Black Clover size daha önce görmediğiniz şeyler vaat etmiyor özellikle ana karakter nezdinde. Toparlamak gerekirse seri genel olarak diğer mangaların iyi yanlarını alıp güzel bir çorba sunmuş. Eğer ki açsanız çorbayı içmenizi öneririm. Ayrıca bu sezon serinin anime uyarlaması da başlıyor ona da göz atmayı düşünebilirsiniz.


Ayanashi

Başlama Tarihi: 20 Ağustos 2016
Türler: Dram, Fantezi, Shounen
Mangaka: Yukihiro Kajimoto
Dergi: Shounen Magazine R
Myanimelist Puanı: 7.36
Ayanashi epey sessiz sedasız yayıma başlamış bir seri. Mangakası daha önceleri çeşitli Japon oyun firmalarında karakter tasarımları yapan biriyken neden bir manga çıkarmıyorum düşünüp elindeki prototip çizimleri Kodansha’ya yollamış. Editörler tarafından kabul görünce de aylık olarak mangasını yayımlatmayı başarmış. Mangakamız hikaye konusunda biraz tecrübesiz olsa da çizim konusunda fena iş çıkarmamış. Hikaye Ogre adı verilen yaratıklar yüzünden insanlığın yer altlarında yaşamaya başladığı kıyamet sonrası bir dünyada geçiyor. Ayanashi adı verilen savaşçılarda bu yer altlarındaki şehirlerin korumasını ve ticaret yolları arasındaki güvenlik için dış dünya da Ogreleri avlıyor. Ayanashilerin kendilerine ait bir birlikleri var ve genelde macera arayan, yer altında toplumla yaşayamayan veya suç işlemiş kişilerden oluşan bir grup. Bayağı bir Shingeki no Kyojin’i andırıyor anlayacağınız. Ana karakterimiz Horo ya da Holo adında, kendisi gibi ayanashi olan kardeşinin intikamı peşinde koşan sosyal açıdan beceriksiz bir tip. Her ne kadar soğuk ve insanlarla bağ kurmayı sevmeyen bir tip olsa da içten içe sevecen bir karakter. Ayanashi için daha 5 6 bölümü olduğu için bir şeyler demek için erken ama eğer vites arttırmayı başarabilirse herkes için bir göz atmaya değer gibi duruyor.


Robot x Laserbeam

Başlama Tarihi: 18 Mart 2017
Türler: Okul, Spor, Shonen
Mangaka: Tadatoshi Fujimaki
Dergi: Shounen Jump
Myanimelist Puanı: 7.34
Kuroko no Basuke serisi ile tanınan mangaka Fujimaki’nin yeni serisi. Spor serilerinin istisnalar olsa da genel olarak benim için bir albenisi yoktur. Ancak listede bir spor serisinin bulunmasını gerektiğini düşündüğüm için RxL’i listeye almaya karar verdim. Hikayemiz golf’ün sadece beyefendiler ve yaşlı adamlar tarafından yapılan bir spor olmaktan hemen herkes tarafından sevilen dominant bir spor olduğu bir ortamda Robato Hatohara adlı Saitama’nın ifadesiz suratına Hinata’nın saçlarına sahip ana karakterin başından geçiyor. Eğer iyi çizimli bir spor serisi arıyorsanız Fujimaki iyi bir iş çıkarmış kesinlikle bakın.


Platinum End

Başlama Tarihi: 4 Kasım 2015
Türler: Dram, Shounen, Doğaüstü, Psikoloji
Mangaka: Tsugumi Ohba(Hikaye), Takeshi Obata(Çizim)
Dergi: Jump SQ
Myanimelist Puanı: 7.47
Death Note ve Bakuman serilerinin yaratıcıları Ohba ve Obata’nın yeniden buluşması olan Platinum End sadece Takeshi Obata’nın çizimleri için bile olsa göz atılması gereken bir yapım. Hikaye hayata küsüp intihar psikolojisine girmiş Kakehashi Mirai’nin Nasse adında bir melek tarafından kurtarılıp 13 tanrı adayı arasına seçilmesi ile başlıyor. Bu 13 kişi arasında sadece 1 kişi 999 gün içinde tanrı olacaktır. Bu seçilen adaylara kullanmaları için belirli güçler bahşediliyor. Konudan anlayacağınız üzere yazar Ohba yine ilahi yargı güçlerinin olduğu bir manga çıkarmış karşımıza. Seri aylık bir dergi olan Jump SQ da yayınlandığı için takibi kolay kesinlikle bir göz atın.


Dr. Stone

Başlama Tarihi: 6 Mart 2017
Türler: Macera, Bilim Kurgu, Shounen
Mangaka: Riichiro Inagaki(Hikaye), Boichi(Çizim)
Dergi: Shounen Jump
Myanimelist Puanı: 7.57
Dr. Stone, Eyeshield 21 mangasının yazarı Riichiro’nun yeni serisi. Deneyimli manga yazarı bu sefer spor yerine bilimi tema olarak almış. Çizer koltuğunda Sun-Ken Rock serisinden tanıdığımız Boichi var. Tabi haftalık bir seri olduğu için Sun-ken Rock daki gibi harika çizimler göremiyoruz. Hayvan ve yapı çizimlerini beğensem de karakter çizimlerini bazı panellerde çok yetersiz bulduğum anlar olabiliyor. Hikaye ilk başta tipik liseli serisi olarak başlasa da daha sonradan insanlığın bir felaket sonucu taşa dönüştüğü bir olay meydana geliyor. Bu taş kısımı bana biraz Bastion adlı oyunun hikayesini hatırlattı. Hikaye taşlaşmadan bin yıllar sonra Senkuu ve Taiju adlı ana karakterlerimizin taşlaşmadan kurtulup gelecekte uyanmasıyla devam ediyor. Hikayede hedef ana karakterimiz Taiju’nın adaleleri ve Senkuu’nun dipsiz bilim irfanıyla insansız bir dünya da medeniyeti yeniden kurmayı amaçlaması. Eğer hikaye ve tema ilginizi çektiyse ve benim gibi sıfırdan başlanıp gelişen toplumları görmek hoşunuza gidiyorsa Dr. Stone’a bir göz atmanızı tavsiye ederim.

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz !
Lütfen İsminizi Girin